137 Online (82 Mobil)

 

 

TEKNOLOJİ Haberi
Diğer Haberler
Dizüstünüz size kendini taşıtmasın
TEKNOLOJİ 23 Aralık 2013 Pazartesi 10:53 | 1134 Kez okundu
Dizüstünüz size kendini taşıtmasın

İlk nesil dizüstüler 3 kg`lık ağırlıkları ile masaüstü bilgisayarlardan neredeyse farksızdılar. Şimdi ise 800 gr sınırında dizüstü bile bulabilirsiniz. Eğer dizüstü bilgisaya
Eskilerde kalmış bir deyimi günümüz bilişim teknolojilerine uyarlayacak olursak; "Bir dizüstü, adamı vezir de eder rezil de" söylemi pek de yanlış olmayacaktır.

Taşınabilir, sözlük anlamı olarak; bir yerden bir başka yere fiziksel olarak hareket ettirilebilir nesne ifadesini içerir. Taşınabilir dizüstü için de, sözlük anlamına uygun dizüstü satın alanların çoğu bir süre sonra omuz ve bel ağrısından yakınır. Çünkü `taşınabilir` ve `taşınabilir dizüstü` kavramları çok ayrı şeylerdir.

Geçen ay tam da bu konu üzerine yazmış olduğum yazıdan sonra okurlardan yüzlerce e-posta aldım. Sanırım dizüstü kullanan ilk nesil artık `taşınabilir`in sözlük anlamından yola çıkarak dizüstü satın almayacak. Geriye bir tek, çöken omuzlarımızın ardından sızlanmak kalıyor ki artık onun için yapacak bir şeyimiz de yok maalesef...

Dizüstü bilgisayarlar son dönemde diyetteler.

Sektörün öne çıkan markaları en ince, en hafif ve bütünleşik konsept yarışında. Gerçekten ince ve taşınabilir bir dizüstüne ihtiyacınız varsa, süslü reklam kampanyalarına aldırış etmeden `tüy sıklet bir dizüstü` alırken dikkat etmeniz gerekenlere bir bakalım...

Önceliklerinizi belirleyin

Tüy sıklet, güncel deyimi ile anoreksiya hastası bir dizüstü satın almadan önce yapmanız gereken en önemli şey önceliklerinizi belirlemeniz. Dizüstü bilgisayarınız hafif olmalı ama hafiflik sizin için kullandığınız diğer özelliklerden ödün vermek demek değilse ince eleyip sık dokumalısınız. Çünkü hafif dizüstüler her zaman tüm özellikleri üzerlerinde barındırmıyorlar. Ayrıca bu tarz ürünler konsept tasarımlar olduğu için hiç ummadığınız bir özellik hafif dizüstünde karşınıza çıkabiliyor. Kısaca; kullanacağınız ve orta vadede size gerekecek sistemi belirleyin ve orta yolu bulmaya çalışın.

Ağırlık

Gerçekten taşınabilir bir dizüstü kanımca 1 kg sınırında olmalı. Tabii ki artısı olabilir. 200-300 gr`lık fark sizi pek de etkilemeyecektir. İlk nesil dizüstüler 3 kg`lık ağırlıkları ile masaüstü bilgisayarlardan neredeyse farksızdılar. Şimdi ise 800 gr sınırında dizüstü bile bulabilirsiniz. Tabii ki dizüstüler inceldikçe ve bütünleşik özellikleri arttıkça fiyatları da doğru orantılı olarak artıyor. Fiyat performans konusunda tüy sıklet kategorisinde sizin için bir dizüstü bulamazsanız `balıketli dizüstüler` yazısını beklemek zorunda kalacaksınız. (balıketli dizüstüler yazısında 1,3 kg – 1,9 kg arası dizüstüler incelenecek) işin şakası bir yana bu gruptaki makineler eğer sizin kesenize hitap etmiyorsa 1,3kg – 1,9 kg arası dizüstüler belki de sizin için biçilmiş kaftan olabilir.

Küçüklerde bağlanabilirlik önemlidir.

Anoreksiya hastası dizüstüler ne kadar küçük olurlarsa o kadar rahat taşınabilirler. Bu yüzden size hareket özgürlüğü sunan bir makineden beklenmesi gerekli en önemli özelliklerden biri `bağlanabilirlik` olmalıdır. Unutmayın; bağlantı özgürlüğü olmadan devamlı hareket halinde bir dizüstü, yanınızda fazla ağırlıktan başka bir şey değildir. Alacağınız dizüstünün kablosuz bağlantı teknolojileri ile ne kadar donatıldığı bu yüzden çok önemlidir. Kablosuz ağ kartı ve Bluetooth var mı mutlaka bakmalısınız. Ayrıca son zamanlarda kullanıcılar tarafından kullanılmasa da kızılötesi varsa tercih sebebi olmalı. Diğer yandan eğer üzerinde sim kart yuvası yoksa PCMCI yuvası mutlaka olmalı. Bu giriş, sizin Turkcell Connect Card gibi kartlarla kablosuz ağ bağlantısı bulunmayan yerlerden bile GPRS ve EDGE üzerinden (operatörünüz yardımız ile) internete ulaşmanızı sağlar. Bu konuda da dikkat etmeniz gereken; operatörünüzün yardımı ile ulaştığınız internetin kontör karşılığı olduğudur.

Performans

Son beş yılında 12`` bir dizüstü kullanan biri olarak, performansın küçük dizüstü kullanıcıları için birincil tercih olmadığını söylemeliyim. Ama yeni alacağınız makine elbette mümkün olduğunca yüksek performans sunmalı diyorsanız, yeni nesil işlemcileri tercih etmelisiniz. Bu konuda tavsiyem, yüksek `hafıza desteği ve ULV işlemciler` olacaktır. Üstün performanslı bir işlemci, yüksek pil ömrü sunmadığı için işlemciden yana kaybettiğiniz gücü ilave bir bellek ile kazanmanız daha efektif gibi görünüyor. ULV işlemciler düşük amper ile çalıştıkları için size yüksek pil ömrü sunarlar. Pili bitik bir dizüstü, yanınızda fazladan taşıyacağınız bir yüktür. Bu yüzden işlemci konusundaki kararınızı bir daha gözden geçirin derim.

Sabit disk

Sabit disk konusunda gelen e-postalarınızdaki yakınmalara bakılacak olursa; en büyük dert disk kapasitesi. Disk kapasitesi eskiden bildiğinizin aksine küçük dizüstülerde de bir hayli arttı. 100GB`lık bir disk alanı 1kg`lık bir dizüstünde artık hayal değil. Ama önerim 5400 devir olacaktır. Hem bilgiye erişiminiz hızlı hem de pil ömrüne etken olduğu düşünülürse 5400 makul bir tercih olur.

Görsel ve işitsel temalar

Ekran tabii ki küçük bir dizüstünde çok önemlidir. Ekranın dışında size sunduğu extra özellikler küçük dizüstülerde önem taşır. Sunum desteği, çözünürlük, ikincil bir ekran kullanımı yapabiliyor musunuz mutlaka araştırın. Tercihen dönemin parlak ekranı olması görüntü kalitenizi arttırır. Ekran boyutu ise tamamen kullanıcının kendi isteğine göre belirlemesi gerekli bir özelliktir. Kişiden kişiye göre göz algısı farklı olduğu için bu konuda yakınlarınızın, ürün satıcısının yönlendirmesine aldırış etmeyin. Doğru ekran, rahat ettiğiniz ekrandır. Anoreksiya hastası dizüstüler şu an için ekstra bir ekran kartı desteği sunmuyorlar. Ama bu ekranınızın bulanık olması anlamına da gelmiyor. Tümleşik ekran kartları küçük boyutlu ekranlarda avantaja dönüşür. Bu yüzden ekstra bir ekran kartı 1 kg sınırında sizin için önemli bir alım sebebi olmamalı. Eğer oluyorsa; siz zaten bu kategoride bir dizüstü aramıyorsunuz demektir. Daha çok 1,3 kg – 1,9 kg arası dizüstüler sizin için tercih sebebi olmalı. Bu aralıktaki makineler ekstra bir ekran kartı desteği sunabiliyor.

Küçük dizüstülerde ses özelliği genelde geçiştirilmiş gibi düşünülür. Beklentiniz sesin yüksekliği ise doğrusu çoğu anoreksiya dizüstüler pek gürültü çıkartmazlar. Ama ses kalitesinde büyüklerden pek de geri kalmadıklarını söylemeliyim. Yazımıza konu olan makinelerin tamamında ses tümleşik olarak bulunuyor. Küçük dizüstüler ekstra bir ses kartı deneyimi sunmuyor. Ama bu sesin kalitesinden ödün vereceğiniz anlamına da gelmiyor. Tavsiyem; almayı düşündüğünüz makinede ses, kulaklık ve mikrofon girişi bulunması yönünde olacak. Almadan önce de orijinal bir mp3 yükleyerek dinleyip, kullanıcı deneyimi edinebilirseniz en doğrusu bu olur.

Herkesin elinde öyle ya da böyle bir medya aracı mevcut; her gün yüzlerce resim, video ya da müzik alıp veriyoruz veya çekiyoruz. Bu tip bir uygulamayı her an kolaylıkla gerçekleştirebilmeniz için alacağınız makinenin üzerinde `hafıza yuvası` olması büyük bir kolaylık yaratır. Üzerinde USB 2.0 girişleri mutlaka olsun diye bir cümle asla kurmak istememiştim oysa. Ama olsun…

Optik sürücü

Küçük makineler üzerine bilinen en kült yanlış; optik sürücülerin harici olması standardı. Makinenizde bir optik sürücünün dahili olması güzel bir özelliktir. Ama seyahat esnasında optik sürücü kullanımı oranı %1 bile değildir. Piyasada dahili optik sürücülü makineler olmasına karşın, optik sürücü üzerinde fazla yoğunlaşmamanızı tavsiye ediyorum. Bir makineye 2000$ gibi bir rakam yatırdığınızda, dahili olması benim için kaçınılmazdır diyorsanız siz zaten son sözünüzü çoktan söylemişsiniz demektir. Ama şahsen dahili bir optik sürücü yerine darbe emici gövde, piyano kaplama yada özellikle marka ve stil tercihi gibi farklı özellikler tercih sebebimdir.

Servis, garanti ve parça temini

Almayı düşündüğünüz anoreksiya hastası bir dizüstü 14`` ve üzeri ekranlar gibi binlerce adet satılan makineler olmadıkları için bir arıza durumunda parça temini, serviste kalacağı süre, garanti ve sunduğu diğer farklı seçenekler 1 kg`lık sınırda bir dizüstü için önem taşır. Satıcıdan satıcıya göre farklılıklar da gösterebilen bu tip özellikler için mutlaka detaylı araştırma yapın. Ayrıca bu tip makineye gerçekten ihtiyacınız var ise muhtemel olarak sık sık yurt dışı seyahati de yapan bir kişisiniz. Bu nedenle küresel destek veren markalar tercih sebebiniz olmalı.

Yedek batarya

Küçük dizüstü alırken hiç kimsenin düşünmediği bir konu olmasına karşın yedek batarya desteği bazen hayat kurtarır. Yedek batarya ile hareket kabiliyetinizi iki katına çıkarıp daha özgür hareket edebilirsiniz. Dışarıdan, extra alacağınız ikinci batarya size fazladan maliyet demektir. Bazı modellerde bu rakam 200$ gibi giriş seviyesi bir notebook fiyatının yarısını bulabilmektedir. Bu nedenle yedek batarya veren modeli tercih etmelisiniz. Ya da en azından bu söylediklerim kulağınıza küpe olsun.

Yorum İçin Üye Girişi
Şikayet Bildirimi
Avatar Seç
   
 
Görüş ve yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.


Yorumlar Yükleniyor..