632 Online (256 Mobil)

 

 

TEKNOLOJİ Haberi
Diğer Haberler
SBS`ye ve Sınavlara Etkili ve verimli nasıl çalışılır?
TEKNOLOJİ 02 Temmuz 2014 Çarşamba 06:33 | 9024 Kez okundu

Planlı Çalışın

    Plan; günlük, haftalık veya aylık olabilir.
    Planlı çalışma alışkanlığı lise öğreniminden önce mutlaka kazanılması gereken bir alışkanlıktır ve hayat boyu başarı için şarttır.
    Plan yaparken hangi dersi, hangi konuyu hangi saatler arasında çalışacağınızı belirleyin.
    Plan yaparken, ders her gün işlenen derslerin tekrarı için mutlaka zaman ayrılmalıdır.
    Kısa çalışma süreleri kullanın. 40-45 dakikadan sonra mutlaka ara verin 10-15 dk. dinlenin.
    Sözel dersten sonra sayısal bir derse  veya sayısal bir dersten sonra sözel bir derse geçerek çalışın.

Gerçek başarı, başarısız olmak korkusunu yenmektir.

    Planlı çalışma öğrenciyi ne zaman çalışsam? hangisinden başlasam? Gibi kararsızlıktan kurtarır.
    Mümkünse her gün aynı saatler arasında çalışın, sizin için en verimli saatleri belirleyin.

Amacınızı mutlaka belirleyin.

    Amaçlarınızı kısa sürede ulaşılacak ve uzun sürede ulaşılacak amaçlar diye belirleyin.

“Bu derste…. Öğreneceğim.”
“Bu yıl SBS de çok iyi puan alacağım
 Uzun süreli amacınız ise “Doktor olmak istiyorum” olabilir.
 

    Amacınızı mutlaka yazın ve her an görebileceğiniz bir yere asın.
    Amacınızı belirlerken gerçekçi olun. Yetenekleriniz ölçüsünde çalışarak ulaşabileceğiniz amaçlar belirleyin.

 Ders, derste öğrenilir!

    Derste, iyi dinleyin.Ders en güzel derste öğrenilir.
    Dersi dinlerken öğretmeninizin yüzüne ve gözlerine bakın.Duvarlara ve arkadaşlarınıza değil.
    Dinlerken önemli yerleri not alın, veya altını çizin.
    Anlamadığınız yerleri hemen sorun ve sorulan sorulara cevap vermeye çalışın.

           Savaşta askerin düşmanı gözetlemesi gibi dikkatli olun!...


Konsantre olabilmek için çalışma ortamınıza dikkat ediniz…

    Çalışma ortamınız iyi aydınlatılmış bir yer olsun.Fazla sıcak yada soğuk olmasın.
    Mutlaka masa başında  ve sandalyede oturarak çalışın.
    Gürültülü ortamlarda çalışmayın.
    Televizyon veya müzik açıkken tam bir öğrenme gerçekleşemediği için hatırlama zorlaşır.
    Yatarak veya uzanarak çalışmayın.

OKUMA ALIŞKANLIĞINIZI GELİŞTİRİN.


    Daha çok daha hızlı ve nitelikli okuyun.
    Daha çok okumak kelime hazinenizi geliştireceğinden algılama ve anlama kapasiteniz artacak düşüncelerinizi daha kolay ifade edebileceksiniz.
    Daha çok okuyun çünkü bu ders çalışırken ve sınavlarda size zaman kazandıracaktır.
    Okurken önemli yerlerin altını çizin.

UYKU VE BESLENME

    Beslenmenize ve uyku düzeninize dikkat edin.
    Kahvaltı yapmadan evden çıkmayın.Öğünleri atlamadan yiyin ve tüm yiyeceklerden azda olsa yemeye çalışın.Yapılan araştırmalara göre sağlıklı beslenme öğrenme kapasitesini artırmaktadır.
    Yeterli uyku almazsak, gün boyu yorgunluk, unutkanlık, sinirlilik, dikkatsizlik, iç sıkıntısı gibi bir takım olumsuzluklar yaşayabilirsiniz.

SINAVLARA SİSTEMLİ HAZIRLANIN…
Çoğu öğrenci sınavlara sistemli hazırlanmadığı için başarısız olmaktadır.Bu konuda öğrencilerin yaptığı en büyük hata sınav hazırlığını en son güne bırakmaktır.Sınav hazırlığını son güne bırakırsanız;
Sınav yaklaştığı için daha heyecanlı ve kaygılı olacaksınız bu da öğrenme kapasitenizi azaltacak unutmayı kolaylaştıracak.
Hangi konudan başlayayım diye kararsızlık yaşayacaksınız.
Bir çok bilgiyi aynı anda hafızaya almaya çalıştığınızdan bilgiler tam kaydedilmeyecek,unutma olacaktır.Bu yüzden sınavlara   
                                                                                                

    Günü gününe çalışarak,
    Varsa önceki sınav sorularını inceleyerek
    Son günlerde genel bir tekrar yaparak
    Sınav sonucunun iyi olacağına inanarak

SINAVLARDA

    Sınav sorularını yanıtlamaya , en iyi bildiğiniz sorulardan başlayınız.
    Soruları dikkatli okuyun,bazen soru cümlesinin sonunda “değildir”, “olamaz” gibi kelimeler olur özellikle bunlara dikkat edelim.
    Zor yada bilmediğiniz sorularla fazla inatlaşıp zamanınızı boşa geçirmeyin.
    Cevaplamanız bittiğinde son bir kontrolünüzü yapın.

SINAVDAN SONRA

    Mümkünse sınavdan sonra hangi soru veya konularda yanlışlık yaptığınızı bulup, o konuyu tekrar çalışın
    Başkalarıyla değil önce kendinizle yarışın.


Düzenli ve sürekli çalışın.unutmayın taşı delen suyun gücü değil,damlaların sürekliliğidir

 UNUTMAYIN!
*İnsan öğrendiğini çok çabuk unutur.
*Başta ve sonda öğrenilenler daha çok hatırda kalır.
*Göze çarpan kelimeler,isimler şekiller daha iyi hatırlanır.
*Canlı tasvirler, değişik, ilginç tanımlamalar daha iyi hatırlanır.
*Uzun bir listeyi öğrenmek yerine, daha küçük parçalara bölerek öğrenmek daha kolaydır.
*Önceden ne kadar çalışılacağı bilinmezse, hatırlama o kadar az olur.
*Yapılacak çalışmadan en iyi verimi alabilmek için çalışma belli aralıklara bölünmelidir (45-60 dk`lık çalışmalar öğrenme alanına göre ideal olabilir). Çünkü, çalışmaya ara vermeden çok uzun süre devam etmek dikkatin ve konsantrasyonun gittikçe azalmasına neden olmaktadır.
*Yazı yazma, ödev hazırlama gibi çalışmalar için çalışma süreleri daha da uzayabilir.
*Her çalışma seansından sonra belli bir dinlenme aralığı olmalıdır.
*Hiç tekrar yapılmadığında, öğrenilenlerin ortalama olarak %80 i unutulur.
*Not tutmak, yazarak çalışmak, öğrenmeye mümkün olduğunca çok duyu organını katmak, düzenli ve aralıklı tekrar yapmak öğrenilenlerin kalıcılığını önemli oranda arttırır.
*Düzenli tekrarlar zaman cetveli üzerinde planlanmalıdır.
*Öğrenme üzerinde en fazla bozucu etki yapan etkenlerin başında; yorgunluk, stres, hastalık, motivasyon eksikliği, umutsuzluk vb. gelmektedir.
*Öğrenme üzerinde en az bozucu etki yapan etkinlik ise uykudur. Bu nedenle uyumadan önce kısa bir tekrar yapmanın önemli yararı olabilir.
*Öğrenme bir amaca yönelik olmalıdır. Öğrenmek için amaçları yada nedenleri belirlemek, öğrenmeye karşı olan isteği de arttıracaktır.

Motivasyon ve Öğrenmeye Karşı Geliştirilen Çeşitli Tutumlar: Öğrenmeye karı istek ve olumlu tutum, motivasyonu arttıran en önemli etkenlerdendir. Araştırmalar öğrencilerin öğrenmeye karşı tutumlarını genel olarak 3 ana başlıkta toplamaktadırlar;

1) Öğrenmeye odaklanma tutumuna sahip bir öğrencide genel olarak;
*Başarılı olamama korkusu yoktur.
*Motivasyonu yüksektir.
*Kendine güvenlidir.
*Planlı çalışma ve çalışma stratejileri geliştirme konularında bilinçlidir.
*Öğrenmeyi ne için gerçekleştirdiğinin farkındadır.Bu onun başarı (geniş anlamda hayat) amaçlarının farkında olmasının bir uzantısıdır.


2) Başarısızlıktan kaçınma tutumuna sahip bir öğrencide genel olarak;

*Başarılı olamama korkusu hakimdir.
*Motivasyonu azdır.
*Başarıya değil genelde başarısızlığa odaklanmıştır.
*Başarısızlığının nedenlerini kendi yeteneklerinde, zeka kapasitesinde veya dersin içeriğinde arar. Bu nedenle öğrenmeyi değil genelde ders geçmeyi ister.
*Anlayarak çalışma yerine kısa süreli veya ezbere çalışmaları tercih eder.
*Öğrenmenin sonuçlarını kontrol etmek amacıyla yapılan sınav gibi uygulamalar gerginliğini arttırır.

3) Başarısızlığı kabul etme tutumuna sahip öğrencide genel olarak;
*Başarısızlığı kaçınılmaz olarak görür.
*Çalışmak için gerekli nedenleri oluşturamamıştır. Bu nedenle düzenli ders çalışmak için çaba sarf etmez.
*Sürekli dışsal desteğe ihtiyaç duyar. Başarılı olmak için kendi başına çaba içine girmez.
*Başarısızlığının nedenlerini araştırmak yerine, bahaneler arayarak sorumluluktan kaçma eğilimi gösterir.
*Ders dışı aktivitelere daha çok zaman ayırır.
Yukarıda ifade edilen 3 tür öğrenci tutumunda bir öğrencinin sürekli olarak aynı grupta kalması söz konusu değildir. Gruplar arasındaki bu geçişler öğrencinin göstereceği çaba ile doğru orantılıdır. Başarısızlığı kabul etme tutumu en tehlikeli tutum olarak görülebilir.Bu tür tutumları değiştirebilmek için neler yapılabileceğine bakılırsa;
Motivasyonun en iyi kaynağı kişinin kendisidir fikrinden hareketle, bir takım motivasyon kaynakları oluşturulabilir. Başarılı olmak, takdir kazanmak, onay almak, sınıf geçmek, mezun olmak, diploma almak, işe kabul edilmek vb. amaçları hayal ederek ve onlara ulaşmayı isteyerek çalışmak motivasyonu arttırabilir.
Her türlü dersin, hayat amaçlarını gerçekleştirmede etkili olduğu unutulmamalıdır.
Ders çalışmanın başarılması gereken bir mesele olarak görülmesi, çalışmanın bitimiyle bu meselenin de çözüleceğinin düşünülmesi çalışma isteğini arttırabilir.
Çalışmaya karşı olumsuz olan düşüncelerin olumluya çevrilmediği sürece, ders çalışmanın çekilmez bir hal alacağı unutulmamalıdır.
Ders çalışmaya, sıkıcı, itici, zor, uğraşılmaz, dayanılmaz, gereksiz vb. bakmak yerine; çalıştıkça hoşlanılan, sonucunda başarıyı getiren, başardıkça çalışma isteğini arttıran, amaçlara yaklaştıran, doyumlu kılan biçiminde bakmak daha yararlıdır.
Bütün bunlara rağmen öğrenmeye karşı olumsuz tutumları değiştirmekte zorlanıyorsanız, üniversitemizin psikolojik danışma ve rehberlik servisinden de destek alabilirsiniz.

Yorum İçin Üye Girişi
Şikayet Bildirimi
Avatar Seç
   
 
Görüş ve yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.


Yorumlar Yükleniyor..