190 Online (102 Mobil)

 

 

Drama Bilgisi
Diğerleri
Eğitici Drama Türleri

A Doğaçlama

B.Duyu Çalışmaları

C.Tanışma

D. İlişki Kurma

E.Rahatlama

 

A. Doğaçlama

 

Çocukların içlerinden geldiği gibi rol  oynayarak, konuşarak, canlandırarak, kendilerini ve duyularını serbestçe ifade etmeleri, kavramlarla “oynamaları”, ilişkilerine, sorunlara kendi kendilerine çözüm bulmaya çalışmaları ve böylece yapıcı kapasitelerinin gelişmesinin sağlanması açısından doğaçlamalar büyük önem taşımaktadır.

       Çocuğun yapıcı yeteneğini kullanarak kendini gerçekleştirmesi ve buna bağlı olarak kendine güvenini kazanması, gereksinimlerinin daha etkili olarak doyurabilmesini sağlayabilir. Doğaçlama ve üretici etkinlik çalışmaları, yalnızca fiziksel problemlerin değil, insan ilişkilerinde karşılaşılan oysal problemlerinde çözebilme konusunda çocuklara deneyim kazandırabilecek etkinliklerdir.

B.Duyu Çalışmaları

            Farklı duyular yolu ile çocuğun, içinde bulunduğu çevrenin ve bu çevrenin kendinde oluşturduğu etkilerin farkına varması. Diğer bir değişle, çocuğun, çevrenin kendinde uyandırdığı izlenimlere dayanarak bilgi edinmesi.

            Çocuklarla eğitici drama etkinlikleri arasında duyu çalışmalarının özel bir yeri olmasının nedeni, duyuların, bilişsel süreçlerin gelişimindeki önemli rolüdür. Duyular olmaksınız bilişsel süreçler gelişemez. Özellikle okulöncesi çocuğunun düşünmesinin, başlangıçta çok somut ve duyusal yaşantılara, yani algılara bağlı olduğunu, sonraki yaşlarda  ise, düşünmenin daha soyut ve algılardan bağımsız hale geldiğini ileri sürmüşlerdir. Konuştuğumuz dilin köklerinin duygularda olduğunu, sözcüklerin somut duygusal yaşantılardan öğrenildiği de kabul edilmektedir. Zinker (1977) göre, duyguların diğer bir önemi, insanın, özellikle bedenindeki ve bedeni etkileyen olayların “farkına varmasını” sağlamalarıdır. Giderek artan oranda otomotikleşen dünyada, bedenimizle ve çevremizle duyusal olarak temasa geçmemiz güçleşmiştir. Sonuçta, duyuları ile farkına varma arasındaki ilişkiyi yitiren insan, duyularının bazılarını yaşayabilir, ama ne anlama geldiklerini bilemez. Duyularını tam olarak yaşayamayan yada ne anlama geldiklerini bilemeyen insan, başta kaygı olmak üzere çeşitli psikolojik sorunlarla karşılaşabilir. O halde duyulara yönelik etkinlikler, hem bilişsel yapıyı uyarmak hem de psikolojik sağlığı korumak yönünden gereklidir.

 

           Ayrıca duyuları kenetlenmiş bir kişinin yapıcılığının da gelişemeyeceği vurgulanmıştır (Zinker, 1977).

            Söz konusu görüşlerden hareketle, çocuklarla yapılan eğitim çalışmalarında, somut duyusal bilgi sağlayan yaşantılara ağırlık verilmesinin gerektiği açıktır. Bu nedenle, eğitici drama etkinlikleri arasında, çocukların somut, duyusal algıları için uyarıcı sağlayan  duyu çalışmalarına, özel bir yer ayırması anlamlıdır.

      

 

C.Tanışma

     Bu aşamada amaç; tanışma, Selmalaşma ve başkalarına isimleriyle hitap etmenin öneminin kavranmasıdır. Çevredeki diğer insanlarla tanışmak, ilişki kurmanın başlangıcı olduğundan önemlidir. Birçok yetişkin bile insiyatif alarak, diğer insanlara yaklaşıp tanışmakta zorluk çektiği bilinmektedir. Bu nedenle çocukların küçük yaştan itibaren, ilişki kurmanın en büyük öğelerinden olan, isim söyleme, tanışma davranışlarını kazanmaları, sosyalleşmeleri açısından önem taşımaktadır. Sosyal ilişkilerin kurulması aşamasında, tanışma ve isim sorma, kendi ismini söyleme, karşıdaki kişiye ismi ile hitap etme davranışları önemli sosyal becerilerdir.

   Tanışma, Selmalaşma çalışmaları sırasında çocuğun, yalnızca sisim sorma-söyleme davranışını kazanması değil, aynı zamanda, insanların birbirlerinden farklı olduklarını, isimlerin farklılığını algılayarak anlaması beklenir. Ayrıca, bu çalışmalar çocuğun kendini diğer insanlardan ayırt etmesini sağlayabilir. Böylece çocuğun, kendilik kavramının başka bir değişle benlik kavramının gelişmesine de katkıda bulunabilir. Bilindiği gibi, kendilik kavramının gelişmesi, kendilik kavramının, çocuğun kişilik gelişiminin temeli olması açısından önemli görülmektedir. (Harter,1986)

        Selamlaşma ve tanışma, sosyal ilişkilerin başlamasında ilk adımdır. Birbirleri ile ismen tanışan, selamlaşma davranışı gösteren çocuklar arasında daha olumlu sosyal ilişkiler ve arkadaşlıklar gelişebilir. Böylece bir grup çocuğun bulunduğu ortamdaki grup iklimi daha olumlu bir hale gelir ki  böyle bir ortamda çocuklar  kendilerini daha kaygısız ve rahat hissederler, öğrenme yaşantılarından daha çok yararlanabilirler. (Schmuck ve Schmuck, 1983).

   Bazı yetişkinlerin bile bu davranışı gösterme konusunda  güçlük yaşadıkları düşünülürse, çocuklara bu davranışın kandırılmasının önemi anlaşılır. Arkadaşları arasında popüler olmayan çocuklara, arkadaş edinme becerisi kazandırılması sırasında öğretilmeye çalışılan, tanışma becerisi ( Bierman, 1989), çocuklara eğitici drama yolu ile kazandırılabilmektedir. Bu amaçla, isim sorma- öğrenme, kendini ismi ile tanıtma davranışlarını kazandırmayı amaçlayan çeşitli etkinlikler sitemizin ilköğretimde drama ve okulöncesinde drama bölümlerinde bulunmaktadır.

 

   

 

D. İlişki Kurma

            Bu çalışmadaki amaç; birbirlerinin isimlerini öğrenmiş, birbirleriyle tanışmış olan çocuklar arasındaki iletişimi, sosyal ilişkileri, hareketlere dayalı etkinliklerle geliştirmeyi amaçlar. Hareket etmeye, hareketli oyunlara katılmaya zaten doğal bir eğilimi olan çocuk, büyük motor hareketlere dayanan etkinlikler sırasında hem bedensel enerjisini harekete geçirir hem de gruptaki diğer çocuklarla sözlü ve sözsüz olarak iletişim kurar ve diğer çocuklarla sosyal olarak bütünleşir. İletişim ve hareket çalışmaları sonunda, yapı olan grup tartışmaları yardımı ile, herhangi bir çalışmanın kapsamında değinilen kavramlar, konularda akademik olarak ele alınabilir.

 

 

E.Rahatlama

            Dramaya katılan çocukların, dikkatlerini bedenlerine yoğunlaştırmalarını ve bedenlerinin farkına varmalarını, bedensel olarak rahatlamalarını sağlamaktadır.

            Rahatlama, gevşeme çalışmaları için ileri sürülen bir görüşe göre, bu çalışmalar yada uygulamalar sadece gerçeklerden bir kaçıştır. Eğer insan yaşamdaki düzensizlikleri, dengesizlikleri, problemleri değiştirmek istiyorsa  pasif olarak kendi içine çekilmemeli, problemleri aktif olarak çözmeye çalışmalıdır. Yaşadığımız problemleri rahatlama çalışmaları ile çözemeyiz; ancak bu alıştırmalar bize problemleri çözebilmemiz için gerekli olan gücü ve enerjiyi sağlar. Böylece kişi yeni kandığı kaynaklarının yardımı ile gerçekte yaşadığı problemlere, çatışmalara yönelebilir, onları çözebilmek için gerekli olan tavrı alabilir. Kısacası, “rahatlama” sayesinde amaçlanan, kaçış değil, tersine sorumluluk alabilecek bir gücü,  enerjiyi elde etmektir. Rahatlama, canlı ve aktif olarak eylemde bulunmamızı engelleyen stres faktörlerinin olumsuz etkilerini azaltıcı bir önlemdir.

            Genellikle farkında olmadan çeşitli gerginlikler taşırız. Rahatlama çalışması  sayesinde gerginliğin bedenimizde ve düşüncemizde nereye yerleştiğinin farkına varıp, onu gidermeye çalışırız. Böylesi gerginlikler, sadece uyku ile rahatlatılamaz. Dikkatin yoğunlaştırıldığı dinlenme dönemleri ile rahatlatılabilir. Bir süre sonra kişi, kedisini daha aktif  olarak algılar.

            Drama gruplarında rahatlama çalışmaları stresi azaltıcıdır. Katılanlarda gevşeme, rahatlama sağlar ve genel olarak, rahat hoş bir sosyal çevre oluşturur. Çünkü rahatlamış, gerginliklerinden arınmış bir kişi, çevresindekilere daha açık ve olumlu yaklaşır. Sosyal ilişkilerinde daha başarılıdır.

 

            Rahatlamış, gevşemiş bir kişi, yapmak, tamamlamak durumunda olduğu işi, kendini daha çok işe vererek yerine getirir. Performans düzeyi yüksektir. Çeşitli yaş gruplarından öğrenciler için bu yararlı etkinin önemi kabul edilmektedir. (Cartledge ve Milburn, 1980); Oaklander, 1978; Schmuck ve Schmuck, 1983)

            Okulöncesi yada temel eğitim gruplarında, rahatlama çalışmaları, güncel problemlerin sonrasında yada eğitim amaçlı tartışma etkinliklerinin öncesinde yapılarak, çocukların daha iyi konsantre olmaları sağlanabilir. Rahatlamış olan çocuklar, yapılan eğitim etkinliklerine daha iyi konsantre olabilirler. Enerjilerini, daha yoğun olarak harekete geçirebilirler.

 

         Rahatlama çalışmalarına başlamadan önce , tüm çocuklara yeterince yer sağlanması önemlidir. Eğer alıştırma özel olarak gerektirmiyorsa, çocukların birbirlerine dokunmayacağı, müdahale etmeyeceği kadar bir alan , her çocuğa sağlanabilmelidir. Aksi halde çalışmaya konsantre olmaları güçleşir. Bunun için masa ve sandalyeler başka bir odaya taşınabilir yada duvar diplerine çekilebilir. Lider, her çocuğu görebileceği bir konum  ve pozisyonda bulunmalıdır. Bir çocuk, liderin göremeyeceği bir şekilde, başka bir çocuğun arkasında kalmamalıdır.

            Lider, alıştırmaların neye yarayacağını çocuklara çalışmaya başlamadan önce açıklamalıdır. Çocuklar yerde sırt üstü yatıp gevşeyebilirler. Odadaki, okul binasındaki ve dışındaki   seslere dikkatlerini verip dinlerler. Yada belirli bir problem üzerinde konsantre olurlar. Sırtüstü yatarak müzik dinlerler. Sonra da müziği dinlerken neler düşündüklerini diğerlerine anlatırlar.

            Rahatlama çalışmaları sırasında, çocukların mutlaka yere uzanmaları gerekmez. Sandalyelerinde rahat bir pozisyonda oturmaları da yeterli olabilir.  Göz kapaklarını kapatamayan çocuklara, gözlerini elleri ile kapatmaları yada yüzlerini, masanın üzerine, kollarının arasına almaları önerilebilir. Önemli olan, ışık ve dış uyarıcıları görmeyip verilen yönergeye konsantre olmalarının sağlanmasıdır.

5362 Kez okundu
Yorum İçin Üye Girişi
Şikayet Bildirimi
Avatar Seç
   
 
Görüş ve yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.


Yorumlar Yükleniyor..