1030 Online (574 Mobil)

 

 

Eğitici Hikayeler
Diğerleri
GERÇEK BİR HİKAYE

 

Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu.

Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti.  Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar gecen mesafede yola çocuk fırlamadı.

Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir tas çarptı.

Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.

Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı.  Bunu yaparken de bağırıyordu:

Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri?  Bu yaptığın ne demek oluyor?  O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o tasın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir suru para ödemek zorunda kalacağım.  Neden yaptın bunu???` Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi.

`Lütfen, amca, lütfen kızmayın.  Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim.

taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı.  çocuk gözlerinden süzülen yasları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti.  `Abim orada.  Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.` Çocuğun simdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu ` onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardim edebilirimsiniz?  Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır.

Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı.  Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı.  Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı.

Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi.  arabanın yan kapısında tasın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi.  Oradaki izi, su mesajı hiç unutmamak için sakladı:

hiçbir zaman yasamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin tas atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.  Tanrı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur.  Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize tas fırlatmak zorunda kalır.  Fısıltıyı dinle.  veya taşı bekle.

Secim senin ...

Bir insani fark etmek için 1 dakika, Onun hakkında fikir üretebilmek için
1 saat, Ondan hoşlanabilmek için 1 gün Onu sevebilmek için 1 hafta Ama Unutabilmek için bir omur yetmezmiş.....

6284 Kez okundu
Yorum İçin Üye Girişi
Şikayet Bildirimi
Avatar Seç
   
 
Görüş ve yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.


Yorumlar Yükleniyor..