849 Online (440 Mobil)

 

 

Drama Bilgisi
Diğerleri
Her Derste Drama

Eğitim sisteminin içinde olanlar bilirler.En iyi öğrenme yaparak yaşayarak öğrenmedir.Öğrenmelerin en etkili olması gereken yerler hiç şüphesiz okullardır.Mutlaka okul yaşantımız içinde sevmediğimiz (sevemediğimiz ) yada kendimize göre sebeplerle başarısız olduğumuz dersler vardır.Hatta belki kimimiz için bu dersler bir kabus haline bile gelmiştir. Oysaki o dönemlerde hangimiz istemezdik ki o bir türlü sevemediğimiz dersi ve çok sıkıcı bulduğumuz konularını şöyle hiç unutmayacak biçimde öğreniverseydik.
Bir tarih dersinde insanların ateşi yada tekerleği bulmadan önceki yaşantıları yada bulduktan sonraki değişen hayatları ,yada bir coğrafya dersinde önemli bir kara parçasının oluşumu,biyoloji dersindeki o çok sıkıcı gelen sindirim sistemi konuları o dönemlerde hiç ilgimizi çekmemiş bunları da o ezberci eğitim çarkı içinde bizlerde ezberleyip belleğimizden bir çırpıda silip atmışızdır. Oysaki bu dersler ve konuları o tazecik beyinlerimize dramayla birlikte sunulabilseydi eminim her şey daha farklı olurdu. Okul sıralarından geçmiş olan herkes gibi o dersleri özlemle anıyor ve o gün yaparak yaşayarak öğrendiğimiz bilgileri hala daha hafızalarımızda saklıyor olurduk.
İşte drama burada da bir kez daha karşımıza çıkıyor. Dramayla yapılan derslerde öğrenci yaparak yaşayarak öğreniyor ve tüm konunun özünü de öğrenmiş oluyor.Bu yazımda dramanın öneminden, özelliğinden uzun uzun bahsetmeyeceğim. Bu herkes tarafından zaten biliniyor.Artık kara tahta üstündeki yazılanları ezberlemek yerine öğrenciler için tüm derslerde dramayı kullanmak öğrenmeyi daha zevkli hale getirecektir. Öğrenci sınıfta aktif olduğu içinde, öğrenmeye daha çok açık olacaktır.
Tarih dersinde öğrencilere ateşin bulunması ve önemini uzun uzun anlatmak yerine, öğrencilere sınıf içinde ateşin önemiyle ilgili küçük bir drama çalışması yaptırabilirsiniz. Onlardan oldukça ilkel bir ortamda yemek yeme, barınma, avlanmalarını, yani kısaca günlük yaşantılarını sürdürmelerini isteyebilirsiniz. Tabi ki bunlar ateşle ilgili hiç bir araç gereç kullanmadan olacak. Öğrenciler çeşitli fikirler üretip bunların avantaj ve dezavantajlarını yaşayacak ve ateşin bulunduktan sonraki hayatlarını nasıl kolaylaştırdığını öğrenecekler. Belki de önemsiz gibi görünen bu konunun aslında insanlık tarihi için ne kadarda önemli bir adım olduğunu fark edeceklerdir.
Örnekler daha bir çok ders için tabi ki çoğaltılabilir. Önemli olan dramaya öğrenciyi katarak öğrenmeyi onu kendi başına yapmasını sağlamaktır. Ders işlerken sınıf içersinde bu çalışmalara ne kadar çok yer verirseniz dersin o kadar daha zevkle hedeflerine ulaşmış olduğunu görürsünüz.Öğretmenlik mesleğinin de bu şekilde daha da önem kazandığını sizlerde yaparak yaşayarak öğrenmiş olursunuz.....
Özlem KULAK
EĞİTİCİ DRAMA UYGULMALARI

1- 1- SAYILARI ÖĞRENİYORUM:
Öğretmen eline aldığı küçük bir topu belli bir sayıya kadar elinde atıp tutarak saydırır. Daha sonra herhangi bir öğrenciye topu atar. Öğrenci ise öğretmenin kaldığı yerden saymaya devam eder. Öğretmen dur değince öğrenci topu bir başka arkadaşına atar ve bu sefer yeni öğrenci saymaya diğer arkadaşının kaldığı yerden devam eder. Oyun bu şekilde devam eder.
Örnek: 2, 4, 6, 8, .........
2- ÖYKÜYÜ DEVAM ETTİRME:
Öğretmen bir öyküyü başlatır. “ Bir gün küçük bir ülkedeki kral uykudan kalkmış ve aynaya bakmış. Bir de ne görsün............” öğretmenin seçtiği öğrenci devam eder. Daha sonra öğretmen o öğrenciye teşekkür ederek başka bir öğrenciye söz verir yada öğrenciye bir başka arkadaşını seçmesini söyler.
Not:: Öyküye yapılacak katkı bir kelime olabilir birkaç cümlede, önemli olan öyküyü bir kelimede olsa ilerletebilmektir. Öykü bir şekilde tamamlanmalıdır. Öykü tamamlanıncaya kadar bir öğrenci birkaç kere söz alabilir.

2- 3- HAREKETLE BUL:

Öğrenciler bir çember yapılır. “ Çember nedir?” diye sorulur. İçi boş bir yuvarlak diye yanıtlanır. Daha sonra içine birkaç öğrenci sokulur. Bu sefer “Ne oldu?” diye sorulur. Daire cevabı verilir. Aynı şekilde kare ve üçgen şekilleri de öğretilebilir.

3- 1- MEVSİMLER:

Önce mevsimler konusu sınıfta kısaca anlatılır. Sonra sınıf gruplara ayrılır. ( 4 Grup ) her gruba canlandıracağı mevsim fısıldanır. Öğrenciler kendi aralarında anlatacakları mevsimi çalışırlar. Öğretmen bu esnada öğrencilere fikir olarak yardımcı olabilir. Sunum aşamasında öğrenciler hem canlandırma yaparlar hem de sınıfa mevsim ile ilgili ipuçları verirler. Canlandırma sonunda canlandırılan mevsimi sınıfın bulması istenir. Bütün grupların canlandırması bitince gruplar birbirlerini eksikleri yönünde eleştirmeye başlarlar. En iyi canlandıran grup alkışlanır.

4- 2- ÇÜNKÜ İLE ANLATMA:

Öğretmen yada bir öğrenci herhangi bir olayı tanımlar. Sonraki çocuk “çünkü” diyerek o olayın nedeni olabilecek başka bir olay yada kişiyi bulup söylemeye çalışır.

Örnek: Adamın ceketi ıslandı. 1- çünkü yanına şemsiye almamış 2- çünkü çok yağmur yağıyormuş.

5- 3- MEKANİK ÇALIŞMAYI ANLATMA:

Duyu organlarının yada vücut sistemlerinin öğrencilere mekanize edilerek anlatılması.

Örnek: Sindirim sisteminin anlatılması; İki öğrenci ağız, bir öğrenci ise lokma olur. 4 öğrenci boğaz ve yutak, iki öğrenci mide, iki öğrenci özsular, dört öğrenci ince bağırsak, dört öğrenci kalın bağırsak ve bir öğrencide anüs olur. Lokma ağızdan girer ve tüm organları geçerek anüsten çıkar. Bu geçiş esnasında öğrenciler elleriyle çeşitli hareketler yaparlar. Örneğin lokma midedeyken iki öğrenci lokmayı birbirlerine doğru itip çekerler. Öğretmen gerekirse lokmanın geldiği her yeri adım adım açıklayabilir. Tabii bu esnada “Lokma şimdi hangi organda?” şeklinde sorularda sorabilir.
Günlük temizlik, selamlaşma, haberleşme, fotosentez, aile ortamı vb. konular canlandırılabilir.

UYGULAMA 1

Bu sınıfta bir kişinin dışarıda bir nöbetçi öğretmenle tartışıp ona vurup kaçtığını gördünüz. Sınıfa döndüğünüzde sınıf içindeki tavrınız ne olurdu?

a) a) Alkışlarız.
b) b) Öğretmenden özür dileyecek birkaç kişi seçeriz.
c) c) Hiçbir şey görmemiş duymamış gibi yaparız.
d) d) Arkadaşımızla konuşup özür dilemesini sağlarız.
e) e) Sınıfın adını kötüye çıkardığı için onunla sınıfta hiç kimsenin konuşamamasını sağlarız.


UYGULAMA 2

Sınıfta çok zor ve önemli bir dersten sınav var. Ama siz hiç çalışmadın. ( öğrencilerden ikisine hitaben söylüyoruz.) Arkadaşınla kafa kafaya verip. Kopya çekmeye karar veriyorsunuz.

Konu: Karar verme ve kopya yöntemini tartıştırıyoruz.

UYGULAMA 3
Öğrenciler 4 gruba ayrılır. Aşağıdaki tümceler yazılmış kağıtlar kendilerine verilir.
- Acaba nasıl davranmalıyım?
- - Hani bir daha yapmayacaktım?
- - Doğru mu?
- - Anlayamadığım bir şey var mı?
- - Nasıl merak ettim biliyor musun?
- - İlk kez mi oluyor sanki?
- - Bütün bunlar gerçek mi?
- - Neden ayrıntıları anlatmak istemiyorsun?
- - Seni çok sevdiğimi biliyorsun değil mi?
- - Bunu konuyla ne ilgisi var?
Yanıtlarını birer konuyla karşılarına yazmaları istenir.
Süre sonunda gruplardan ortaya çıkan konuları sınıf içinde canlandırmaları istenir.
UYGULAMA 4
Okul yaşamları boyunca çeşitli davranış ve tutumlarıyla, olumlu yönleriyle hiç unutamadıkları ve olumsuz yönleriyle hiç unutamadıkları öğretmenlerini gözlerini kapatarak hayal etmeleri istenir. Ve ardından sorulur. Yıllar sonra bu öğretmeninizle karşılaştığınızda öğretmeninize ne söylemek isterdiniz diye sorulur.
Öğrencilerden birkaçına söz verildikten sonra sınıfta söz almayan diğer öğrencilere şu sorular yöneltilir.
- - Öğrenciler öğretmenlerini sevmedikleri için mi?
- - Dersi sevmedikleri için mi?
- - Yoksa okulu sevmedikleri için mi böyle davranıyorlar?
- - Öğretmenin öğrencilere karşı davranışı haklı mı haksız mı?
- - Öğretmen sizce nasıl davranmalıydı?
- - Sizce bu sınıfın her hangi bir problemi var mı? Eğer varsa sizce çözüm yolları nelerdir?



www.drama.egitimi.com
PSİKODRAMA

Psikodrama Jacob Levy Monero`nun ilk kez Viyana`da anneleri yada bakıcılarıyla parklara gelen çocukları izlerken onların bu alanda bir öğretmene ihtiyaç duyduğunu belirlemesi ve çevresine toplanan çocuklara şaşırtıcı ve düş gücünü yakalayan masallar anlatmasıyla kavram olarak ortaya çıkmıştır.
Monero çocukların birbirlerine olan düşmanca kıskançça duygularından bu öyküler ve hayallerini doğal olarak oynayarak kurtulduklarını görür ve dramanın bir terapi olduğuna kara vererek ( Teather Of Spentanity ) ‘ Doğallığın Tiyatrosu` adını verdiği tiyatrosunu kurar ve bu tiyatro Psikodrama Tiyatrosuna öncülük eder.
Yaptığı uygulama ve çalışmalarla bir çok terapi yöntemi keşfeder.

Psikodrama Nedir?

Psikodrama kişilik, kişiler arası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir grup psikodrama yöntemidir.
Monero ‘ İnsan ruhunu dramatik eylemle keşfetme ‘ yada ‘ gerçeğin dramatizasyonla yeniden keşfedilmesi ‘ olarak tanımlar psikodramayı.
Mevlana ‘ ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol ‘ der. Psikodrama sorunsalıdır bu. Çünkü insanların çoğu yaşamları boyunca bir şey söylüyor, başka bir şey düşünüyor, üçüncü bir şeyi hissediyor ve sonuçta bu üçüncüyle ilişkisi olmayan bir şey yapıyor. Bunun sonucu insan ruhu hırpalanıyor, stres ve parçalanmaya geliyor.
Psikodramanın amacı insanların söz, düşünce ve davranışlarında tutarlı olmalarına yardımcı olmaktır.
Bir başka amacı da kendimize ve başkalarına karşı açık ve tutarlı olmayı kolaylaştırmaktır.
Terapi bütünüyle bir eğitimdir. Ne okul eğitimine ne de anne baba eğitimine benzer. Okullarda ve evde bizlere bütünüyle kurallar öğretilir. Uyulması zorunlu toplum kurallarıdır bu kurallar.
Ayrıca sanat eserleri, kitaplar, teknolojik buluşlar ve katı ahlaki değerler evet bütün bunlar toplumların tapındığı putlar haline gelmiştir.
Moreno buna ‘ kültürel benzeme ` der. Tüm bu kurallar kalıpları belli yaşamlar oluşmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda kurallara uymaya çalışan insan giderek kendisinden, doğallığından, yapıcılığından ve kendi ruhundan kopmaya başlamıştır. Bu da insanı kendine yabancılaştırmaya ve giderek kendini tanımamaya, strese, ruhsal parçalanmışlığa , takıntılar edinmeye itmiştir.
İnsanın ayrıca kendi yaşamını kolaylaştırmak için kendisinin yarattığı bu kurallar dünyası ile makineler topluluğu ve teknoloji insanın kendisinin giderek en büyük düşmanı olmaya başlamıştır.
Ayrıca insan kendi yaşamını kolaylaştırmak için kendisinin koyduğu bu kurallar dünyası ile makineler topluluğu ve teknoloji, insanın kendisinin giderek en büyük düşmanı olmaya başlamıştır.
Monero`ya göre ‘İnsanın düşmanı kültürel konserve yaptığı makinelerdir. Bundan kurtulmanın tek yolu doğallıktır ve kendine dönmedir.`
İnsanlık hastalanmak pahasına ( ruhsal olarak ) neden gereksinim duyduğu ‘ doğallıktan` ve ‘ anını yaşamaktan ` bu denli uzaklaşmaktadır?
Bunun yanıtı insan ortaya koyduğu kurallardan ve robotlardan oluşan bu hazır dünyayı daha güvenli bulmakta, doğallığın ve anı yaşamanın getirdiği güvensizlik belirsizlik yani risklerden kaçmaktadır.
Bu nedenle toplumlar kalıcı olanın, test edilmiş olanın peşine düşmüşler ve yapıcılık denilen şey bilimsel ve kültürel bakımdan tutucu biçimlere dönüşmüştür.
Bu süreç insanı güncel yaşamında yaşamını kolaylaştırırken giderek kendine yabancılaştırmış, yalnızlaştırmış ve bireyler hastalanmaya başlamıştır.
Bunun da çözümü psikodramadır. J. Levy Monero`nun ilkkez keşfedip gerçekleştirdiği ve ‘ Spentanity Of Teather ` adını verdiği tiyatroya Amerikalı Jonothan Fox da katılır. Uzun süre çalışır ve bir süre sonra ayrılarak Amerika da ‘ Playback Theather ` adını verdiği psikodrama tiyatrosunu kurar.
Psikodrama = Spentanity Of Teather = Playback Theather bunların hepsi aynı anlama gelmektedir.
Psikodrama Tiyatrosunu diğer tiyatrolardan ayıran öykülerin sadece bir kez oynana bilmesidir. Diğer tiyatrolarda olna sahne, dekor, kostüm, makyaj bu tiyatro türünde de vardır. Uzakdoğu atasözlerinden birinde ‘Aptal yada cahil oldukarında bile insanları dinle, çünkü herkesin bir öyküsü vardır ` der.
Psikodrama tiyatrosunun işlevi öykülerin altında yatan gerçeği, insanları kendi gerçeğini ortaya çıkarmaktır. Psikodrama görünmeyen gerçeklerin bulunması ile uğraşır. Gerçek benliği psikodrama ile sadece anlamakla kalmaz yaşarız da.

Psikodrama Nasıl Yapılır?

İki basamakla yarım ay şeklindeki bir sahne ile bunun üzerindeki tam daire bir sahneden oluşru. Işık ve birkaç sandalye vardır. ( Sahne her yer de olabilir. Yeterki oyuncuları kısıtlayacak kadar küçük, grup etkileşimini azaltacak kadar büyük olmasın. )

Psikodramada dört önemli öğe vardır.

1- 1- Oyuncu ( Protogonist ) öykücü
2- 2- Yönetici ( Psikodramatist ) lider
3- 3- Yardımcı Egolar (Oyuncular )
4- 4- Gurup- Üyeler ( İzleyiciler )

1- 1- OYUNCU ( Protogonist ) Öykücü

Bu kişi izleyici yada psikodrama terapisine katılanlardan birisidir. Kendi öyküsünü sahnede anlatır.

2- 2- YÖNETİCİ ( Psikodramatist ) Lider:

Bu kişi eğitimli ve psikoloji bilgisi olan uzman kişidir. Öykünün gizli kalmış duygularını ve çatışmalarını anlamaya çalışır. Grup üyelerini doğal olmaya, rahatlamalarını , öykülerini anlatmaya özendirir. Oyunu sonunda geribildirim ve paylaşım aşamasında etkindir. Öykücünün anlattığıyla grup üyelerinde oluşan ortak duygu ve anıların canlanıp canlanmadığın sorulmasın ve öykünün anlatımından ve kendi gerçeğiyle yüz yüze geldiğinden dolayı rahatlayıp rahatlamadığından söz ettirir.

3- 3- YARDIMCI EGOLAR ( Oyuncular )


Son derece psikodrama eğitimli ve öykücünün anlattığı öyküdeki kişileri anlayıp, tanıyıp onlar gibi davranırlar. Rol yaptıklarının bilincindedirler ve karakterlerle özdeşleşmezler. Öykücünün anlattığının dışındaki role bürünmezler, oyunculuk yeteneklerinin, bir gösteriye dönüştürmezler.

4- 4- GRUP – ÜYELER – İZLEYİCİLER

Psikodramanın üyeleri ve izleyiciler grubudur. Kimileri izleyici kimileride protogonist ( öykücüdür 9 dür. Sahnelenen oyunu ve anlatılanı ciddiye almaları önemlidir. Sahnede olan herşey orada kalmalıdır. Oyunun sonunda geribildirim ve paylaşım ile kendilerinde çağrışan anıları ve o anda hissettiklerini isterlerse anlatabilirler.



PSİKODRAMA TEKNİKLERİ

Psikodrama bir rüya, toplumsal durum, sembolik bir rol, farkında olunmayan bir tutum yada gelecekteki tasavvur edilemez bir durum gibi herhangi bir alanda yoğunlaşabilir. Bir hayal yada halisünasyon da grup içerisinde oyuna dökülebilir.


PSİKODRAMA TEKNİKLERİ

1- 1- İçini dökme: Açık yada kapalı duygu ve düşüncelerin anlatımı.
2- 2- Eş- Ego: Bir yardımcı oyuncunun ( anlatanın rolünü oynaması )
3- 3- Çoklu- Ego: Değişen durumlar için protogonistin ( anlatıcının ) oynadığı rolü başka egoların oynaması.
4- 4- Ayna Tekniği: Bir yardımcı oyuncunun baş oyuncuyu ( anlatıcıyı ) konuşarak ve oynayarak taklit etmesi.

Bunkarın dışında protogonistin ( anlatıcının ) davranışını değiştirmek için hipnos ve psikoaktif ilaçlarda kullanılmaktadır.
Anlatıcının düşlediği yada anlattığı olayın ne zaman olduğu önemli değildir. Hasta geçmişte değil ‘şimdi de` konuşur ve oyuncuda olay sanki şimdi oluyormuş gibi oynamak zorundadır.
Hasta hareket ve söz olarak yaptıklarını azaltmak yada sınırlandırmak yerine en üst düzeye çıkarması için cesaretlendirir. Bunu yapma için düş, kuruntu, düşünce, fantezi ve öngörülerin oyunun bir parçası olarak kullanılmasına izin verilir. Tekrarda yarar vardır., düzeltmeler ve göz ardı edilmemeli ama sonraya bırakılmamalı.
Psikodrama bir zorlama yöntemi olduğu kadar, bir anlatım yöntemidir. Hastanın oyunun sırasında anlamsız, doğallıktan uzak olmasına olanak tanınır. Bu doğallık, doğal olma kuralıyla çelişiyor gibi görüne bilir ama öyle değildir. Çünkü bu durum, onun sıkıntılarını oyuna dökmedeki çeşitli yeteneksizliğini, kızgınlığını bastırmasını gösterir. Yönetici çeşitli psikodramatik yöntemlerle hastayı yavaş yavaş zincirlerden kurtaracaktır.
Hastanın psikodramada olmayı anlattığı olaydaki insanların rollerini oynaya bilmeyi öğrenmesi büyük önem taşımaktadır. Gördükleri, hissettikleri, duydukları, kokladıkları rüyaları, aşkları, nefretleri, korkuları, reddetmeleri, reddedilmeleri, önlemek istedikleri, olmak istedikleri her ne ise o olmak. Bir başka değişle; hasta ‘şimdi` kendisine acı çektiren – katlandığı kişileri, durumları, yaşantı ve algılamaları harekete ve söze dökme işini yüklenmek durumundadır. Çarpıklık ve dengesizlik belirtilerinin üstesinden gelebilmesi için; onları tekniklerinden birisi rol değiştirmedir. Böylece hasta, olumsuz etkisi olan yaşantıların ötesinde , kendisini özgürleştirerek ve olumlu yönde daha bir spontan hale gelerek gelişecektir.
Psikodrama terapisi bir hastane odası yada herhangi bir uzman doktarun odasında da gerçekleştirilebilir.


SPONTANİTE – PLAYBACK YADA PSİKODRAMA
NASIL SAHNELENİR¿
Psikodrama tiyatrosunda insanlar kendi öykülerini anlatırlar. Onlar anlatırlarken usta oyuncular oynarlar ve diğer grup üyeleri de ( seyirciler ) izlerler.
Bu tiyatroya gelenlerin hepsi bilinçli hatta birçoğu hasta insanlardır. Bu tiyatroda kendi hikayesini izleme hatta başkalarının yorumları ile görme, kendi gerçeğine ayna tutma, kendisiyle ve geçmişiyle yüzleşme, geçmişine uzaktan bakma vardır. İyi bir oyunculuk ve iyi bir paylaşım ile protogonistte kökten bir değişme olabilir.
SAHNEDE ANLATILAN ÖYKÜLER, GÜNLÜK OLAYLAR , GEÇMİŞTEKİ ÖZLEMLER, ACILAR, MUTLULUKLAR, UTANÇLAR, TANIK OLUNAN ANLAR VEYA GELECEKTEKİ ÖZLEMLER OLABİLİR
Öyküler sahnede var olmaya başladıklarında sahnenin tüm büyüsü ortaya çıkar.


PSİKODRAMA ÜÇ AŞAMADA GERÇEKLEŞİR.

1- 1- Isınma Süreci
2- 2- Oyun Süreci
3- 3- Paylaşım ve Geribildirim Süresi


1- 1- ISINMA:

Seyirciler böyle bir etkinliğe hazır olmaya bilirler. Hele grup üyelerini psikodramaya alıştırmak birbirlerine olan çekingenliklerini atmalarını sağlamak gerekir.
Seyirciler öykülerini anlatmak istemeye bilirler. Bu nedenle lider oyuncuları tanıtarak seyircilerle tak tek tokalaşarak; oyuncularsa ayna yöntemi ile seyircilerin ( grup üyelerini ) davranış ve konuşmalarını taklit ederek, sahneyi gezdirip tanıtarak, birebir ilişki kurarak ortama ısınmayı sağlarlar.
Lider seyircilerin hazır olduklarına ikna olduğunda onlara sorar ‘ kim öyküsünü anlatmak ister?` diye.

2 – OYUN:

Seyircilerden ( grup üyeleri ) istekli birisi gelerek öyküsünü anlatır. Protogonist yarım ayın üstündeki tam daire alana yönlendirilir. İsterse bir sandalyeye oturtulur, ışık ona yoğunlaştırılır. Öyküsünü anlatmaya başlar ve gidip yardımcı egolardan oyuncularını seçer. Oyuncular hemen makyaj ve küçük kostüm değişikliğiyle role hazırlanırlar. Protogonist büyük olasılıkla oyuncuları seçerken kendi öykülerindeki kahramanlara benzeyenleri seçerler. Protogonist öyküyü anlatırken oyuncular ( yardımcı egolar ) oynarlar.

2- 2- PAYLAŞIM VE GERİBİLDİRİM:

Öykücünün anlattığı öyküsü bitiğinde oyuncularda oyunlarını bitirirler. Lider öykücüye teşekkür eder ve seyircilere ( grup üyelerine ) döner. Benzer bir olayı yaşayıp yaşamadıklarını yada bu öyküyü izlerken neler hissettiklerini anlatmalarını ister.
Seyircilerden isteklilere anlattırılır. Seyircilerdeki öyküdekine benzer olaylar ve duygularda açığa çıkarılmış olur ve ortak bir duygudaşlık doğar. Psikogonist kendi geçmişiyle yüzleşmiş duygularını başkalarıyla paylaşmış olur. En son söz öykücüye ( protogonist ) verilir. Onun o anda hissettikleri sorulur. Rahatlayıp rahatlamadıkları sorulur ve anlattırılır.

BİR PSİKODRAMA ÖRNEĞİ

Lider grup üyeleri arasından istekli bir yaşlı kadını öyküsünü anlatmak üzere için sahneye çağırır. Kadın gelir oyunculardan iki kişi seçer . öyküsünü anlatmaya başlar. Oyuncular yavaşça ısınma çalışması yapar jest ve mimik hareketlerinden sonra kostüm giymez sadece makyaj yaparlar.
Kadının olayına uygun olayı oynamaya başlarlar.
Kadın anlatır;

‘Yaşlı kadın aynı şirkette çalıştığı genç bir erkekle şirketin düzenlediği bir eğitim çalışması gecesinde eğlenip dans ederler. Aralarında 30 yaş fark yokmuş gibidir. Gecenin sonunda kaldıkları otelin havuzuna girmeye karar verirler. Başlangıçta hoş bir çılgınlık gibi görünür. Birbirlerine arkalarını dönerek tamamen soyunurlar ve suya girerler. Karanlık çıplaklıklarını gizlemektedir ve çok eğlenirler. Genç erkek önden çıkar ve giyinmeye başlar. Kadın, havuzun merdivenleri gece olduğu için toplandığından kendini kaldırıp yaşlı vücudunu sudan çıkaramaz. Yaşlı kadın sarkmış vücudunun görünmesini istememektedir. Güzel gecenin tüm büyüsü bozulacaktır.
Gençlik yıllarında yaşadığı eğlence ve çılgınlıkları tekrar yaşadığı büyülü an kaybolur ve genç adam o yaşlı kadına yardım edip havuzdan çıkarır ve kadının sarkmış vücudunu görür.`

Sahnede yan yana oturup içlerinden geçen duygu ve düşünceleri yüksek sesle dile getirirler.
Öyküyü anlatan ( protogonist ) ve izleyiciler ( grup üyeleri ) duygulu anlar yaşarlar. Oyuncular oyunu bitirirler ve geri çekilerek hikayenin sahibi ile göz göze gelirler.
Lider grup üyelerine ( izleyicilere ) neler hissettiklerini ve benzer olayı yaşayıp yaşamadıklarını sorar, isteklileri konuşturur. En son olarak öykücüye neler hissettiklerini sorar, öykücü konuşur.
Bir anı bir giz açığa çıkarılmış, anlatılarak rahatlanmış ve paylaşılmıştır.
Gizden kurtulmanın rahatlığı, kendi öyküsünü oynayanlara ve kendi öyküsünü izleme ve uzaktan bakma, kendi gerçeğini keşfetme ve arınma ile başkaları ile paylaşma, yaşamış ve kişi rahatlamış değişime uğramıştır. Bir gizinden bir takıntısından kurtulmuştur.
Her öyküde bir açık bir de gizli yön vardır. Öykücü anlatırken çoğunlukla kendinden sakladığı gizli duyguları, etkilenişleri bilinçdışı çatışmalarını açığa çıkarmamaya çalışır. Bunları sezip açıpa çıkarmak liderin görevidir.
Spontanity – Playback yada Psikodrama Tiyatrosunun amaçlarından biri öykülerin anlatıcı için önemli noktalarını, taşıdıkları anlamları keşfetmektir.

www.dra




PSİKODRAMA TEKNİKLERİ

Psikodrama bir rüya, toplumsal bir durum, sembolik bir rol, farkında olunmayan bir tutum, yada gelecekteki tasavvur edilemez bir durum gibi herhangi bir alanda yoğunlaşabilir. Bir hayal yada halisünasyon da grup içinde oyuna dökülebilir.


1- 1- İçini dökme : Açık yada kapalı duyguların anlatımı.
2- 2- Eş – Ego : Bir yardımcı oyuncunun baş oyuncunun anlatılan rolü oynaması.
3- 3- Çoklu – Ego : Değişen durumlar için protogonistin ( anlatıcının ) oynadığı rolü, başka egoların oynaması.
4- 4- Ayna Tekniği : Bir yardımcı oyuncunun baş oyuncuyu ( anlatıcıyı ) konuşarak ve anlayarak taklit etmesi.


Bunların dışında protogonistin ( anlatıcının ) davranışını değiştirmek için hipnoz ve psikoaktif ilaçlar da kullanılmaktadır.

Anlatıcının düşlediği ya da anlattığı olayın ne zaman olduğu önemli değildir. Hasta geçmişte değil ‘ şimdi de` konuşuyor ve ayna oyuncusu da sanki olay şimdi oluyormuş gibi oynamak durumundadır.

Hasta hareket ve söz olarak yaptıklarını azaltmak ya da sınırlandırmak yerine en üst düzeye çıkarması için cesaretlendirilir. Bunu yapmak için düş, kuruntu, düşünce, fantezi ve öngörülerin oyunun bir parçası olarak kullanılmasına izin verilir. Tekrarda yarar vardır, düzeltmeler göz ardı edilmemeli ama sonraya bırakılmalıdır.

Psikodrama bir zorlama yöntemi olduğu kadar, bir anlatım yöntemidir de. Hastanın oyun sırasında anlamsız, doğallıktan uzak olmasına olanak tanınır. Bu doğallık, doğal olma kuralıyla çelişiyor gibi görünebilir ama aslında değildir. Çünkü bu durum, onun sıkıntılarını oyuna dökmedeki yetersizliğini, kızgınlığını, bastırmasını gösterir. Yönetici çeşitliliği psikodramatik yöntemlerle hastayı yavaş yavaş zincirlerden kurtaracaktır.
Hastanın psikodrama da olmayı anlattığı insanlar rollerini oynayabilmeyi öğrenmesi kritik bir öneme sahiptir. Gördükleri, hissettikleri, duydukları, kokladıkları, rüyaları, aşkları, nefretleri, korkuları, reddetmeleri, reddedilmeleri, önlemek istedikleri, olmak istedikleri her ne ise o olmak. Bir başka deyişle, hasta “şimdi” kendisine acı çektiren – katlandığı kişileri, durumları, yaşantı ve algılamaları harekete ve söze işini yüklemeler durumundadır. Çarpıklık ve dengesizlik belirtilerinin üstesinden gelebilmesi için; onları yeni bir düzeyde ve yeniden ortaya koymak zorundadır. Bunun tekniklerinden birisi rol değiştirmedir. Böylece hasta, olumsuz etkisi olan yaşantıların ötesinde, kendisini özgürleştirerek ve olumlu yönde daha bir spontan hale gelerek gelişecektir.
Psikodrama terapisi bir hastane odası yada herhangi bir uzman doktorun odasında da gerçekleştirilebilir.

SPONTANİTE – PLAYBACK yada PSİKODRAMA NASIL SAHNELENİR?

Psikodrama tiyatrosunda insanlar kendi öykülerini anlatırlar onlar anlatırlarken usta oyuncular oynarlar ve diğer grup üyeleri de ( seyirciler ) izlerler.
Bu tiyatroya gelenlerin hepsi bilinçli hatta birçoğu hasta insanlardır.
Bu tiyatroda kendi hikayesini izleme yada başkalarının yorumlarının yorumları ile görme, kendi gerçeğine ayna tutma, kendisiyle ve geçmişiyle yüzleşme, geçmişine uzaktan bakma vardır. İyi bir oyunculuk ve iyi bir paylaşım ile hastada kökten bir değişim olabilir.
Sahnede anlatılan öyküler, günlük olaylar, geçmişteki özlemler, acılar, mutluluklar, utançlar, tanık olunan anlar veya gelecekteki özlemler olabilir.
Öyküler sahnede var olmaya başladıklarında sahnenin tüm büyüsü ortaya çıkar.


BİR PSİKODRAMA ÖRNEĞİ

Lider grup üyeleri arasından istekli bir yaşlı kadını öyküsünü anlatmak için sahneye çağırır. Kadın gelir oyunculardan iki kişi seçer. Öyküsünü anlatmaya başlar.oyuncular yavaşça ısınma hareketleri yapar. Jest ve mimik hareketlerinden sonra kostüm giymez sadece makyaj yaparlar. ( rollerine uygun olarak )
Kadının anlatımına uygun olayı oynamaya başlarlar.
Kadın anlatır.
Yaşlı kadın aynı şirkette çalıştığı genç bir erkekle şirketin düzenlediği bir eğitim çalışmasının gecesinde eğlenip dans ederler. Aralarında 50 yaş fark yokmuş gibidir. Gecenin sonunda kaldıkları otelin havuzuna girmeye karar verirler. Başlangıçta hoş bir çılgınlık gibi görünür. Birbirlerine arkalarını dönerek tamamen soyunurlar ve suya girerler. Karanlık çıplaklıklarını gizlemektedir. Ve çok eğlenirler. Ancak artık havuzdan çıkmaları gerekmektedir. Genç erkek önden çıkar ve giyinmeye başlar. Kadın, havuzun merdivenleri gece olduğu için kaldırıldığından kendini kaldırıp yaşlı vücudunu sudan çıkaramaz. Yaşlı kadın sarkmış vücudunun görünmesini istememektedir. Güzel gecenin tüm büyüsü bozulacaktır.
Gençlik yıllarında yaşadığı çılgınlık ve eğlenceleri tekrar yaşadığı büyülü an kaybolur ve genç adam yaşlı kadına yardım edip havuzdan çıkarır ve kadının sarkmış vücudunu görür. Sahnede yan yana oturup içlerinden geçen duygu ve düşünceleri yüksek sesle dile getirirler.
Öyküyü anlatan ( protogonist ) ve izleyiciler ( grup üyeleri ) duygulu anlar yaşarlar. Oyuncular oyunu bitirirler ve geri çekilerek hikayenin sahibi ile göz göze gelirler.
Lider grup üyelerine ( izleyicilere ) neler hissettiklerini ve benzer olayı yaşayıp yaşamadıklarını sorar isteklileri konuşturur. En son olarak öykücüye neler hissettiklerini sorar. Öykücü konuşturur.

Sonuç:

Bir anı bir giz ortaya çıkarılmış, anlatılarak rahatlanmış ve paylaşılmıştır.
Gizden kurtulmanın rahatlığı , kendi öyküsünü oynayanlara ve kendi öyküsünü izleme ve uzaktan bakma, kendi gerçeğini keşfetme ve arınma ile başkaları ile paylaşma, yaşanmış ve kişi rahatlamış, değişime uğramıştır. Bir gizinden bir takıntısından kurtulmuştur.
Her öyküde bir açık bir de gizli yön vardır. Öykücü anlatırken çoğunlukla kendinde sakladığı gizli duyguları, etkilenişleri, bilinçdışı çatışmalarını açığa çıkarmamaya çalışır. Bunları sezip açığa çıkarmak liderin görevidir.
Spontanity, playback yada psikodrama tiyatrosunun amaçlarından biri öykülerin anlatıcı için önemli noktalarını ve taşıdıkları anlamları keşfetmektir.

www.drama.egitimi.com
TİYATRO VE DRAMANIN EĞİTSEL BOYUTU

İnsanlar arası etkileşimde en önemli eylem göstererek ve yaparak öğrenmedir. Yaşamla oyun arasındaki benzerlikler ortak davranışların öğrenilmesini sağlar. Bu süreç eğitimde tiyatro ve drama çalışmalarında kullanılır.
Eğitim ve öğretimde dramatik yaşantılar, olay, duygu ve durumların öğrenciler tarafından oyunlaştırılması burada da vardır ama her şey doğaçta oynanır. Önemli olan seyirciyi etkilemek değildir.
Önemli olan toplum içinde insanların iletişimine yardımcı olan unsurların kullanılarak grup içinde bireylerin birbirlerini tanımalarına sonra güven duymalarına sonra iletişimde buluna bilmelerine ve topluma uyum zorluğu çeken insanlara uyum zorluğu çektikleri noktaları belirleyerek oyunlaştırarak yaşatmaya ve uyuma alıştırmaya çalıştırmaktır.


DOĞAÇLAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

1- 1- Doğaçlamalar boyunca hiç akıldan çıkarılmaması gereken şey amaçtır. Amaç uygulayıcıya güç verir.
2- 2- Drama öğretmeni öğrenciye amacı söyler ama öğrencinin amaçla ilgili sorular sormasını engeller. Önemli olan öğrencinin bu amacı nasıl anlayıp yorumladığıdır.
Öğrenci durumu zihninde oluşturup o duyguya girip doğaçlamayı oynamalıdır.
3- 3- Öğrenci dikkatini karşıdaki oyuncuya vermelidir. İzleyicileri düşünmemelidir, amacı izleyiciler değil verilen durumu iyi oynamaktır.
4- 4- Karşısındaki öğrenciyi iyi izlemeli ona göre davranışlarını yönlendirmelidir. Oyundan kopmamalıdır.
5- 5- Öğretmen “ dur “ deyinceye kadar doğaçlama sürmelidir.
6- 6- Doğaçlama sonrası grupla tartışma yapılmalıdır.

Doğaçlama sırasında oynayan öğrencilerin, öğretmenin ve izleyicilerin dikkat
etmeleri gereken noktalar şunlardır.

- - Öğrenciye verilen amaçla davranış birbirine ne kadar yakındı?
- - Oyunculardan biri yada ikisi amaçtan uzaklaştı mı?
- - Doğaç sırasında dikkat dağıldı mı? Öğrenciler çok mu hareket etti?
- - Öğrenciler çok mu konuştular? Çok mu abartılı oynadılar?
- - Öğrenciler hayal gücü yeteneklerini yeteri kadar kullanabildiler mi?
- - Öğrenciler öğretmenin işaretine kadar süreyi iyi kullandılar mı?



ÖRNEK DOĞAÇLAMA

1. 1. AŞAMA – ISINMA ÇALIŞMASI

Sınıf içinde öğrenciler serbest biçimde dolaşırlar. Herkes birbirine iyi günler deyip tekrar dolaşmaya devam ederler. İkinci aşamada öğretmenin “ tamam “ demesiyle tekrar iyi günler deyip el sıkışırlar. Öğretmen tamam deyince durulur.

2. AŞAMA - OYUN

Öğrenci sayısı en fazla on olmak üzere öğrenciler karışık olarak gruplara ayrılır ve bir çember yapılır. Çemberdeki bireylere bir tane kağıttan top yapılır ve öğretmen önce kendini tanıtarak topu birisine atar. Tüm grup üyeleri kendini tanıtmayı tamamlayınca biter.
Bu kez grup üyelerinin her biri ( öğretmenin başlamasıyla ya ayakkabı numaralarını, ya tuttukları takımı ya en sevdikleri yemek adı vs. türü kendilerine ait bilgiyi topu birbirlerine atarak verirler. En son kişide söyleyince öğretmen topu alır ve grup üyelerine sorar “ karşısındaki öğretmen topu alır ve grup üyelerine sorar “ karşındaki kişinin adı ne ? ve en sevdiği yemek ne ? “ diye. Bu oyun grup üyelerinin birbirlerine ısınması, birbirini tanımasını ve asıl yapılacak doğaçlamaya ortamın hazırlanmasını sağlar.


2. 2. AŞAMA – DOĞAÇLAMA


Öğretmen oynanacak doğaçlama için sınıfta ön bilgi verir. Tarih sınavından birkaç dakika öncesidir. İki arkadaş sınıfın dışında konuşurlar. ( Sınıftan doğaçlama için istekli 2 kişinin ortaya gelmesi istenir. )

Birinci gencin amacı : Bu sınav için hiç çalışmamıştır. Soruların yanıtını kendisine göstermesi için arkadaşını ikna etmeye çalışır.
İkinci gencin amacı : Sınıfda örnek bir öğrencidir. Sınav sırasında yanıtları arkadaşına göstermeyi hayal bile etmemesini söyler. Oynayacak öğrencilere amaç açıklandıktan sonra kısa bir süre düşünmeleri için zaman tanınır. 3 dakika 5 dakika gibi bir zaman beklenebilir. Öğrenciler kendi kafalarında yorumladıkları rolleri canlandırmaya başlarlar.
Süre sonunda oynanan oyun bittiyse ( bitmedi ise ve giderek uzuyorsa öğretmen tarafından nazikçe bitirilir. ) oyunculara teşekkür edilir. Önce öğrencilerin oyuncuları , yorumları, süreyi iyi kullanıp kullanmadıkları, amaçtan sapıp sapmadıkları vs. konusunda sınıfta kısaca konuşulur. Sınıfta durumla ilgili tartışma başlatılır. 1. öğrencinin ve 2. öğrencinin davranışları ve düşünce biçimleri nedenleri sınıfta yorumlanır.
İstekli iki öğrenci çıkarılarak aynı durum onların yorumlarıyla oynatılır. 3. 4. doğaçlama başka ikililerle farklı olarak oynatılabilir.



KENDİNİ İFADE ETME ÇALIŞMALARI
Lider çeşitli insan resimlerini öğrencilere gösterir.Bunlar genç,yaşlı,çocuk,köylü,şehirli...vb resimlerdir. Öğrenciler kendi seçtikleri bir resmi önce bir süre inceler daha sonra o resimdeki kişi hakkında bir hikayeyi gruba anlatır. Resimdekinin yaşamı,istekleri,amaçları,başına gelen ilginç bir olayı,o resimdeki pozu nasıl verdiği,neler düşündüğünü kısa hikayeler ve drama yaparak canlandırırlar.
DOKUNMA DUYUSUNU GELİŞTİREN ÇALIŞMALAR
Lider öğrencilere,çeşitli malzemeler verir. Bunlar kadife, kabarık dokulu kumaşlar, pamuk, ağaç kabuğu, cam...gibi malzemelerdir. Öğrenciler çeşitli hareketlerle dokundukları bu malzemeleri gruba anlatabilirler.
ISINMA ÇALIŞMALARI
Çeşitli malzemeler üzerinde yürüme, çamur ,zamk ,su birikintisi ,kuru yapraklar ,çakıl ,çim vb. (müzik veya ritim eşliğinde ,hızlı-yavaş ,ileri-geri ,ayakta - çömelerek yürüme şeklinde olabilir)
Üçer veya daha fazla gruplar halinde büyük bir antika porselen tabağı sınıfın değişik köşelerine taşıma ,yerini değiştirme; (porselen tabak çok değerli çok ince her an kırılabilir)
Grup üyeleri kollarını birbirlerine kenetleyerek el ele tutuşur ve daire halini alırlar tabak bu şekilde taşınır.
Çeşitli ülkelerin müzikleri eşliğinde “ellerinle dans et ,kollarınla dans et ,ayaklarınla başınla dans et , gibi yönergelerle öğrencilerin dans etmeleri istenir. Oldukça keyifli olan bu ısınma çalışmasında vücudun sadece bir bölümünü kullanarak dans etme ayrıca da vücudu , bedeni fark etme çalışması olarak da kullanılabilir.
Lider öğrencilere “şimdi siz bir sönük balonsunuz ben sizi yavaş yavaş şişirmeye başlayacağım bakalım nasıl şişeceksiniz?" der ve üflemeye başlar. Herkes istediği gibi şişme hareketi yapar. Lider üflemeyi bırakır ve tek tek bütün balonları bağlayıp iplerini eline aldığını ve sağa sola doğru salladığını söyler öğrenciler sağa sola istedikleri gibi sallanır.
KAYNAŞTIRMA ÇALIŞMALARI (BAŞKALARIYLA İLETİŞİM KURMA)
Halka şeklinde oturulur. Bir öğrenci kendi ismini söyler ve elindeki topu yerden yuvarlayarak bir kişiye atar. Topu alan kişide kendi ismini söyleyerek bir başkasına topu atar. Herkes ismini söyledikten sonra ikinci aşamaya geçilir.
Burada ilk kişi ismini söyler topu başkasına atar, o kişide önce ilk kişinin ismini sonra kendi ismini söyler ve topu üçüncü kişiye atar . O da ilk ve ikinci kişinin ismini sonrada kendi ismini söyler.. oyun bu şekilde devam eder oyunun sonuna doğru söylenecek isimler çoğaldığından dikkat etme , ilgiyle dinleme, akılda tutma, çalışması olarak da düşünülebilir.
KENDİ VÜCUDUNU ETKİLİ OLARAK KULLANABİLME
(KATILIMCILARLA KOORDİNELİ OLARAK HAREKET ETME )
Tüm öğrenciler eşleşirler liderin söylediği bir organlarıyla yanlarındaki arkadaşına dokunurlar ve birbirlerine yapışırlar. Bu şekilde tüm eşler ayrılmadan müzik eşliğinde yürümeye başlar, sonra eşler durdurulur. Yukarıdaki işlem başka organlarla tekrar edilir. (el-el, baş-baş, el-baş, diz-el, sırt-sırt)
KONSANTRASYON ÇALIŞMALARI
Bu çalışmanın amacı öğrenciler birbirleriyle daha rahat iletişim kurduktan sonra grubun dikkatini bir noktaya toplamak ve drama etkinliğine yönlendirmektir.
İkili eş olarak öğrenciler yere karşılıklı olarak uzanır.Ayak tabanları karşılıklı birleştirilerek ritim eşliğinde hareket edilir. Aynı işlem oturur vaziyette, el ele tutuşarak, sağa sola sallanarak, ileri-geri, hızlı-yavaş hareket edilerek tekrarlanabilir.
EŞİNE GÜVEN DUYABİLME
( EŞİNİ GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE YÖNLENDİREBİLME )
Öğrenciler ikili eş olurlar. Eşlerden birinin gözleri bağlanır, diğeri onun ellerinden tutup yönlendirerek sınıf içinde yada dışında gezdirir. Sonra rol değiştirilir. Yürüyüş sırasında gözü bağlı eşe zarar gelmemesine dikkat etmek gerekir. Rehber olan eş çeşitli yönergelerle eşini gezdirir. (şimdi yürü, basamak var, masanın yanındayız gibi) Daha sonra gözü bağlı olan eşe nereye gitmiş olabileceği veya sınıfın hangi köşesinde gezdiğini tahmin edip etmediği sorulabilir.
ESAS ÇALIŞMA ÖRNEKLERİ...
-Bir doğum günü hediyesini bulunduğu kutuyu açma ve kutudan çıkan hediyeyi canlandırma.
-Teypten çeşitli elektronik ev eşyalarının sesleri dinletilir ve öğrencilerden bu aletin canlandırılması istenir.
-Rol oynama çalışmaları: " Lider ben şimdi birisinin taklidini yapacağım, bu sık sık gördüğünüz kişilerden biri der. Ben o kişiyi canlandırdıktan sonra ben kimim? diye soracağım. Bakalım bilebilecek misiniz? "diye açıklama yapar. Daha sonra grubun ilgi ve ihtiyaçlarına göre bir kişi canlandırılır (küçük yaş gruplarında çocuk doktoru, öğretmen, şekerci olabilir) Öğrenciler bildikten sonra onlarda birini canlandırır ve kim olduğu bilinir.
SÖZEL YARATICILIĞI GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI
Öğrenciler daire şeklinde oturur. Lider elindeki fotoğrafları gösterir ve resimdeki kişilerin tam bir şey söylerken fotoğraflarının çekildiğinden bahseder. Daha sonra bir öğrenci seçilerek bu fotoğraftaki kişinin ne söylediği,kime söylediği, neden söylediği sorularak kişiyi canlandırması istenir.
BENLİK KONTROLÜ VE DİSİPLİNİ SAĞLAYABİLME

Öğrenciler daire şeklinde otururlar. Liderle birlikte müzik aletlerinden bahsedilir bu konuda sohbet edilir.Daha sonra öğrencilerden biri orkestra şefi diğerleri ise bir müzik aleti çalan sanatçılar olur.Sonra teypten parça çalınınca şef orkestrayı idare eder. Sanatçılarda müzik aletlerini istedikleri gibi hayallerinden çalarlar.

YARATICILIĞI GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI

-Kendini kutu şekline sok.
-Dev gibi adımlarla yürü.
-Kendini bir parça kek haline sok.
-Küçük bir fare haline gir.
-Lavabo kenarında duran bir sabun ol.
-Bir parfüm şişesi gibi dur.

RAHATLAMA ÇALIŞMALARI
-Buz dağının eriyerek denize karışması
-Bir tarlada duran korkuluksunuz ve rüzgara karşı duruyorsunuz.
-Bir ağaç dalında kalan tek kurumuş yapraksınız, rüzgarın sizi uçurarak bir yerlere götürmesi.
-Küçük bir çocuğun elindeki balonsunuz ve çocuğun elinden kaçarak gökyüzüne havalanıyorsunuz.



YARATICI DRAMA

Bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir tümceyi, bir fikri ya da yaşantıyı veya bir olayı tiyatro etkinliklerinden yararlanarak , oyun veya oyunlar geliştirerek canlandırma olarak tanımlanan Yaratıcı Drama; olay, olgu, yaşantı ve bilgileri yeniden yapılandırmaya yönelik etkinlikleri içerir.
Yaratıcı Drama Etkinlikleri; kuramsal boyutun oluşturulması yanı sıra oyunlaştırma, canlandırma ve doğaçlama temel alınmak üzere atölye çalışmaları çerçevesinde yürütülür. Drama; yaşam durumlarını oyunda var olan “kurallar içindeki özgürlük” öğesini kullanarak yaratıcı süreçlere dönüştürmek yoluyla; katılımcılara kendini keşfetme, tanıma, başkalarını tanıma, kendini başkalarının yerine koyabilme, fırsat ve olanakları verir. Böylece Drama bir disiplin, bir öğretim yöntemi ve bir estetik eğitimdir.
Yaratıcı Drama etkinliklerine katılanların, en başta grup içi bir çalışmaya hazır olmaları, kendilerini rahat ve güvenli duyumsamaları, kendilerinde yeni ve değişik şeyler keşfetmeye hazırlıklı olmaları gerekli ve yeterli ön koşuldur.
Bu tür etkinliği yönetecek grup liderinin ise, oyunculuk ve tiyatro yapma hakkında az da olsa bir eğitim almış olmaları gereklidir.
Olay, olgu, yaşantı ve bilgileri yeniden yapılandırmaya yönelik olan Drama çalışmalarında, tiyatro olgusunda olduğu gibi bir başlangıç ve bir son bölümü olmayabilir. Ama bildiğimiz çocuk oyunlarındaki gibi, belli kuralları ve belli kurallar içinde sonsuz özgürlükleri içerir. Tıpkı tiyatroda olduğu gibi, gruptakiler belli bir atmosferi ve o andaki oyun oynama yaşantısını paylaşırlar. Grup liderini de bir bakıma tiyatro yönetmenine benzetebiliriz.
Bu etkinlik gene çocuk oyunlarındaki ya da her tür diğer oyunda olduğu gibi ciddiye alınır. Gene tiyatroda olduğu gibi, oynayarak canlandırılan, gerçek olmayan hayal (imgelem) ürünü olarak yaratılanlardır, ilk kez vardırlar, dolayısıyla ortaya çıkan şeylerin doğrusu, yanlışı yoktur. Sonradan üzerinde tartışıldığında daha iyi yollar olabileceği ortaya çıkarsa, bu yollar yeniden denenebilir. Kısaca Drama`da “yanlış yapma korkusu” yoktur.
Gruptaki bireyler, kendilerince saptanmış olan bir genel çerçeve ( söz gelimi saptanmış olan konu ya da tartışılması istenen durum ) içinde kalırlar ama bu çerçeve içinde birey, kendi yaratıcılığı, önceki yaşantıları, bilgileri ışığında deneyimlerinin ve izlenimlerinin etkisi ve rehberliğinde alabildiğine özgürdür. Gene birey canlandırmalar süresinde, tiyatroda olduğu gibi, tipler, roller ve kişilikler yaratıp, bunları deneyebilir. Gene de Yaratıcı Drama çalışmaları ne tiyatro yapmaktır ne de oyunculuk.
Yaratıcı Drama çalışmaları sürecinde genellikle birbirinden üslup açısından farklılaşan dört tip uygulama yöntemi yer alır.
1. ISINMA ÇALIŞMALARI: Çeşitli yöntemlerle beş duyuyu kullanma, gözlem yetisinin geliştiği, bedensel ve dokunsal alıştırmaların yapıldığı, tanışma, etkileşim kurma, güven ve uyum gibi özellikleri katılımcıya kazandıran ve oldukça kesin kurallarla belirlenen, grup liderinin yönlendiriciliğinde yapılan çalışmalardır.
2.OYNAMA: Belirlenmiş kurallar içinde özgürce oyun kurma ve bu oyunları geliştirme çalışmalarından oluşur. Yaratıcılık ve imgeleme boyutları işin içine girer.
3.DOĞAÇLAMA ÇALIŞMALARI: Daha az kesin olarak belirlenmiş bir süreç olup saptanan bir konu ya da tema`dan çıkılır ya da saptanan bir hedefe doğru belli aşamalarla yol alınır. Bireysel ve grupsal yaratıcılığın en çok ön plana çıktığı çalışmalardır.
4.OLUŞUMLAR: Bu süreç özellikle önceden hiç belirlenmemiş bir çıkış noktasından başlar. Sürecin nasıl gelişeceği ve nereye varacağı önceden belirsizdir.
Bu aşamaların her birinin ya da birkaçının ardından tartışma açılması “Ne Yaşadınız?” “Neler Hissettiniz?” “Nerede güçlük çektiniz?” gibi soruların tartışılması ve katılımcılarca yanıtlanması Drama çalışmalarının önemli aşamalarından biridir. Özellikle doğaçlama çalışmalarında yaratıcı bir yaklaşım içinde başka kişilerin davranış biçimleri, düşünme biçimleri, duyduklar ve deneyimleri yaşamak ve bunlarla ilgili eleştiri ve değerlendirmelerle kendi yaşamını daha bilinçli düzenlemek son derece önemlidir.

KAYNAKLAR:

İnci SAN. Eğitimde Yaratıcı Drama. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. Cilt:23, Sayı:2

Tülay ÜSTÜNDAĞ. Dramatizasyon Ağırlıklı Yönetim Etkililiği. Ankara: Hacettepe Üniversitesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi

Ömer ADIGÜZEL. Oyun ve Yaratıcı Drama İlişkisi. Ankara: Ankara Üniversitesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi
EĞİTİCİ DRAMA UYGULMALARI

6- 1- SAYILARI ÖĞRENİYORUM:

Öğretmen eline aldığı küçük bir topu belli bir sayıya kadar elinde atıp tutarak saydırır. Daha sonra herhangi bir öğrenciye topu atar. Öğrenci ise öğretmenin kaldığı yerden saymaya devam eder. Öğretmen dur değince öğrenci topu bir başka arkadaşına atar ve bu sefer yeni öğrenci saymaya diğer arkadaşının kaldığı yerden devam eder. Oyun bu şekilde devam eder.

Örnek: 2, 4, 6, 8, .........

7- 2- ÖYKÜYÜ DEVAM ETTİRME:

Öğretmen bir öyküyü başlatır. “ Bir gün küçük bir ülkedeki kral uykudan kalkmış ve aynaya bakmış. Bir de ne görsün............” öğretmenin seçtiği öğrenci devam eder. Daha sonra öğretmen o öğrenciye teşekkür ederek başka bir öğrenciye söz verir yada öğrenciye bir başka arkadaşını seçmesini söyler.

Not:: Öyküye yapılacak katkı bir kelime olabilir birkaç cümlede, önemli olan öyküyü bir kelimede olsa ilerletebilmektir. Öykü bir şekilde tamamlanmalıdır. Öykü tamamlanıncaya kadar bir öğrenci birkaç kere söz alabilir.

8- 3- HAREKETLE BUL:

Öğrenciler bir çember yapılır. “ Çember nedir?” diye sorulur. İçi boş bir yuvarlak diye yanıtlanır. Daha sonra içine birkaç öğrenci sokulur. Bu sefer “Ne oldu?” diye sorulur. Daire cevabı verilir. Aynı şekilde kare ve üçgen şekilleri de öğretilebilir.

9- 1- MEVSİMLER:

Önce mevsimler konusu sınıfta kısaca anlatılır. Sonra sınıf gruplara ayrılır. ( 4 Grup ) her gruba canlandıracağı mevsim fısıldanır. Öğrenciler kendi aralarında anlatacakları mevsimi çalışırlar. Öğretmen bu esnada öğrencilere fikir olarak yardımcı olabilir. Sunum aşamasında öğrenciler hem canlandırma yaparlar hem de sınıfa mevsim ile ilgili ipuçları verirler. Canlandırma sonunda canlandırılan mevsimi sınıfın bulması istenir. Bütün grupların canlandırması bitince gruplar birbirlerini eksikleri yönünde eleştirmeye başlarlar. En iyi canlandıran grup alkışlanır.

10- 2- ÇÜNKÜ İLE ANLATMA:

Öğretmen yada bir öğrenci herhangi bir olayı tanımlar. Sonraki çocuk “çünkü” diyerek o olayın nedeni olabilecek başka bir olay yada kişiyi bulup söylemeye çalışır.

Örnek: Adamın ceketi ıslandı. 1- çünkü yanına şemsiye almamış 2- çünkü çok yağmur yağıyormuş.

11- 3- MEKANİK ÇALIŞMAYI ANLATMA:

Duyu organlarının yada vücut sistemlerinin öğrencilere mekanize edilerek anlatılması.

Örnek: Sindirim sisteminin anlatılması; İki öğrenci ağız, bir öğrenci ise lokma olur. 4 öğrenci boğaz ve yutak, iki öğrenci mide, iki öğrenci özsular, dört öğrenci ince bağırsak, dört öğrenci kalın bağırsak ve bir öğrencide anüs olur. Lokma ağızdan girer ve tüm organları geçerek anüsten çıkar. Bu geçiş esnasında öğrenciler elleriyle çeşitli hareketler yaparlar. Örneğin lokma midedeyken iki öğrenci lokmayı birbirlerine doğru itip çekerler. Öğretmen gerekirse lokmanın geldiği her yeri adım adım açıklayabilir. Tabii bu esnada “Lokma şimdi hangi organda?” şeklinde sorularda sorabilir.
Günlük temizlik, selamlaşma, haberleşme, fotosentez, aile ortamı vb. konular canlandırılabilir.

UYGULAMA 1

Bu sınıfta bir kişinin dışarıda bir nöbetçi öğretmenle tartışıp ona vurup kaçtığını gördünüz. Sınıfa döndüğünüzde sınıf içindeki tavrınız ne olurdu?

f) a) Alkışlarız.
g) b) Öğretmenden özür dileyecek birkaç kişi seçeriz.
h) c) Hiçbir şey görmemiş duymamış gibi yaparız.
i) d) Arkadaşımızla konuşup özür dilemesini sağlarız.
j) e) Sınıfın adını kötüye çıkardığı için onunla sınıfta hiç kimsenin konuşamamasını sağlarız.


UYGULAMA 2

Sınıfta çok zor ve önemli bir dersten sınav var. Ama siz hiç çalışmadın. ( öğrencilerden ikisine hitaben söylüyoruz.) Arkadaşınla kafa kafaya verip. Kopya çekmeye karar veriyorsunuz.

Konu: Karar verme ve kopya yöntemini tartıştırıyoruz.

UYGULAMA 3

Öğrenciler 4 gruba ayrılır. Aşağıdaki tümceler yazılmış kağıtlar kendilerine verilir.

- - Acaba nasıl davranmalıyım?
- - Hani bir daha yapmayacaktım?
- - Doğru mu?
- - Anlayamadığım bir şey var mı?
- - Nasıl merak ettim biliyor musun?
- - İlk kez mi oluyor sanki?
- - Bütün bunlar gerçek mi?
- - Neden ayrıntıları anlatmak istemiyorsun?
- - Seni çok sevdiğimi biliyorsun değil mi?
- - Bunu konuyla ne ilgisi var?

Yanıtlarını birer konuyla karşılarına yazmaları istenir.
Süre sonunda gruplardan ortaya çıkan konuları sınıf içinde canlandırmaları istenir.

UYGULAMA 4

Okul yaşamları boyunca çeşitli davranış ve tutumlarıyla, olumlu yönleriyle hiç unutamadıkları ve olumsuz yönleriyle hiç unutamadıkları öğretmenlerini gözlerini kapatarak hayal etmeleri istenir. Ve ardından sorulur. Yıllar sonra bu öğretmeninizle karşılaştığınızda öğretmeninize ne söylemek isterdiniz diye sorulur.

Öğrencilerden birkaçına söz verildikten sonra sınıfta söz almayan diğer öğrencilere şu sorular yöneltilir.
- - Öğrenciler öğretmenlerini sevmedikleri için mi?
- - Dersi sevmedikleri için mi?
- - Yoksa okulu sevmedikleri için mi böyle davranıyorlar?
- - Öğretmenin öğrencilere karşı davranışı haklı mı haksız mı?
- - Öğretmen sizce nasıl davranmalıydı?
- - Sizce bu sınıfın her hangi bir problemi var mı? Eğer varsa sizce çözüm yolları nelerdir?



ma.egitimi.com


YARATICI DRAMA UYGULAMALARI

Isınma Hareketleri:
a) a) Bir çember oluşturulur. Kağıttan bir top yapılıp her kesin birbirine atarak adını soyadını ve sevdiği bir yemeğin adını söylemsi istenir.
b) b) Bu sefer topu attığı kişinin adını soyadını ve sevdiği yemeği söylemsi istenir.
c) c) Herkesin birbirine topu atarak ayakkabı numarasını söylemsi istenir. Yine a şıkkında yapılan işlemler b şıkkında olduğu gibi denenir.

Bu faaliyetlerle öğrencilerin birbirine ısınması sağlanır.

UYGULAMA 1

Öğrencilere birer kağıt verilerek “şimdiye kadar yaşamınızda en mutlu olduğunuz gün, olay yada durum nedir?” düşünün ve elinizdeki kağıda kısaca yazın denir. Ancak öğrencilerden verilen kağıtlara kesinlikle adlarını ve soyadlarını yazmamaları söylenir.
Kağıtlar yazma işlemi bittikten sonra toplanır ve karıştırılır. Ve içlerinden rasgele birinin seçilerek sınıf içinde canlandırılması istenir.
Canlandırma sonucunda canlandırılan tiplerin duygu ve düşüncelerinin neler oldukları, bu kişilerin bu olay esnasında neler hissettikleri sınıftaki öğrencilere söz verilerek anlattırılır.

UYGULAMA 2

Her öğrenciye bir kağıt verilir. Erkek öğrencilerden babalarıyla, kız öğrencilerden ise anneleriyle anlaşamadıkları konuları yazmaları istenir. Uygulama 1`de olduğu gibi öğrencilere kağıtların üzerine adlarını ve soyadlarını yazmamaları söylenir. Kağıtlar toplandıktan sonra rasgele bir kağıt seçilerek sınıf içinde canlandırılması sağlanır. Canlandırma sonucunda canlandırılan tiplerin hangi duygu düşünce ve davranışlar içerisinde oldukları sınıftaki öğrencilere söz hakkı verilerek sınıf içinde bir tartışma ortamı oluşturulmaya çalışılır.

UYGULAMA 3

Öğrencilerden kendilerine verilen kağıtlara, evde çok iyi anlaştıkları yada hiç anlaşamadıkları kişi yada kişilerle neden anlaşamadıklarını yada eğer anlaşıyorlarsa anlaştıkları konuları bu kişilerin isimlerini vermeden yazmaları istenir. Bütün öğrencilerden kağıtlar toplandıktan sonra rasgele bir kağıt seçilerek sınıf içinde canlandırılır. Ve diğer uygulamalarda yapıldığı gibi canlandırma sonucunda sınıf içinde tartışma konusu açılır.

PSİKODRAMANIN SÜREÇLERİ

Psikodrama 3 aşamada gerçekleşir.

1- 1- Isınma Süreci
2- 2- Oyun Süreci
3- 3- Paylaşım ve Geri Bildirim Süreci


1- 1- Isınma:

Seyirciler böyle bir etkinliğe hazır olmayabilirler. Hele grup üyelerini psikodramaya alıştırmak birbirlerine olan çekingenliklerini atmak gerekir.
Seyirciler öykülerini anlatmak istemeyebilir. Bu nedenle lider oyuncuları tanıtarak, seyircilerle tek tek tokalaşarak; oyuncularsa ayna yöntemi ile seyircilerin ( grup üyelerini ) davranış ve konuşmalarını taklit ederek, sahneyi gezdirip tanıtarak birebir ilişki kurarak ortama ısınmayı sağlarlar.
Lider seyircilerin ortama hazır olduklarına ikna olduğunda anlar ve sorar “kim öyküsünü anlatmak ister?” diye.


2- 2- Oyun:

Seyircilerde ( grup üyeleri ) istekli birisi gelerek öyküsünü anlatır. Protogonist yarım ayın üstündeki tam daire alana yönlendirilir. İsterse bir sandalyeye oturtulur, ışık ona yoğunlaştırılır. Öyküsünü anlatmaya başlar ve gidip yardımcı egolardan oyuncularını seçer. Oyuncular hemen makyaj ve küçük kostüm değişikliğiyle role hazırlanırlar. Protogonistler bu aşamada büyük olasılıkla oyuncuları seçerken kendi öyküsündeki kahramanlara benzeyen oyuncuları seçerler. Protogonist öyküyü anlatırken oyuncular ( yardımcı egolar ) oynarlar.

3- 3- Paylaşım ve Geribildirim:

Öykücünün anlattığı öyküsü bittiğinde oyuncularda oyunlarını bitirirler. Lider öykücüye teşekkür eder ve seyircilere ( grup üyelerine ) döner. Benzer bir olayı yaşayıp yaşamadıklarını yada bu öyküyü izlerken neler hissettiklerini anlatmalarını ister. Seyircilerden isteklilere anlattırılır. Seyircilerdeki öyküdekine benzer olaylar ve duygularda açığa çıkarılmış olur. Ve ortak bir duygudaşlık doğar. Protogonist kendi geçmişiyle yüzleşmiş duygularını başkalarıyla paylaşmış olur.
En son söz protogoniste verilir. O`nun o anda hissettikleri sorulur. Rahatlayıp rahatlamadıkları sorulur ve anlattırılır.


YARATICI DRAMA ( Kuramsal )

Yaratıcılık süreci tüm duygusal ve düşünsel etkinliklerde her türlü çalışma ve uğraşın içinde vardır. Yaratıcılık sadece sanatla uğraşanlarda sanat eğitimi görenler de değil tüm insanlarda vardır.
Tüm insanlar yaşamları boyunca ve yaşamın her alanında yaratma süreciyle karşılaşır. Bu bir temel yetenektir. İnsan tarafından tanımlanmış her işte yaratıcılık temel öğe olarak bulunmaktadır.
Drama etkinliği, drama yaşantısının somut olarak hissedilmesi ile kişinin evrensel, toplumsal, ahlaki ve toplumsal kavramları anlamlandırmasıdır.

Drama da bireyleri etkin kılmak için;

- - Oyun
- - Doğaçlamalar
- - Oluşumlar
- - Rol Oynama
- - Öyküden Öykü kurma

Ve diğer süreçleriyle devreye girmesi eğitimde yeni bir boyut oluşturmuştur.

Bireyin grup içinde yeni bir şeyler oluşturması ve bu oluşum ve oluşturma sürecine katılması yaşadığı davranışları öğrenmesine ve toplumsallaşmasına katkıda bulunur.

Drama gerek dünya ile kurgulanan ( olması gereken ) dünya ikilisinin etkileşiminden oluşur.

Drama da sadece eylem değil düşüncede vardır. Oynayan kişi tarafından drama gerçekmiş gibi hissedilir ve gerçek duygular yaşanır. Ancak sonuçta bir soyutlama ( tartışma, uzak açıdan görme ) olması nedeniyle gerçekliğin coşkusu ikili bir biçimde duyulur.

Yaratıcı Dramanın aşamaları şunlardır:

1- 1- Kendini tanıma
2- 2- Karşısındakini ve giderek grubu tanıma
3- 3- Karşılık

5131 Kez okundu
Yorum İçin Üye Girişi
Şikayet Bildirimi
Avatar Seç
   
 
Görüş ve yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.


Yorumlar Yükleniyor..